İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/3394 K.2021/2382

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine 25/05/2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi iptali ve yeni mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi…

Esas2017/3394Karar2021/2382Tarih1 Nisan 2021Okuma5 dk · 901 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/3394 E., 2021/2382 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Nisan 2021
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

901 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine 25/05/2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi iptali ve yeni mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, 28.08.1915 tarihinde ölen tarafların mirasbırakanı ...’in mirasçılarını gösterir Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/1446 Esas, 2004/36 Karar sayılı mirasçılık belgesinde müvekkiline pay verilmemesi gerekçesiyle iptalini ve yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.

Bir kısım davalılar vekili, davacı ile mirasbırakan arasında soy bağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme, verilen kesin süre içinde mirasbırakanın tüm çocuklarını gösterir nüfus kayıtlarının sunulmamış olması gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 94. maddesinde, “Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder.” düzenlemesi yer almaktadır.

Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Hakim tarafından verilen kesin süre içinde ara kararı gereğini yapmayan veya gereken giderleri vermeyen taraf, sadece ara kararına konu edilen iş veya işlemin yapılması isteminden vazgeçmiş sayılır. Davadaki bütün istemlerinden vazgeçmiş sayılamaz. Bu olgunun sonucu olarak kesin süre içinde gereğinin yapılmaması halinde ara kararında belirtilen işlemin niteliği ve davanın sonucuna etkisi gözetilerek mevcut delillere göre karar verilir.

Kesin süre gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle doğrudan davanın reddine karar verilemez.

Kesin süreye uyulmamasının doğurduğu bu ağır sonuç gözetildiğinde, taraflara bir iş veya işlemin yapılması konusunda kesin süre verilebilmesi ve kesin süre gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle yapılması istenilen iş veya işlemin tarafların yükümlülüğünde olan belirli bir iş veya işleme ilişkin olması, kesin süre verilmesine ilişkin ara kararında yapılması gereken iş ve işlemlerin neler olduğunun açıkça ve ayrıntılı olarak belirtilmesi,

gider için kesin süre veriliyorsa ara kararında hangi iş için, nereye ve ne kadar gider yatırılması gerektiğinin de açıkça ve ayrıntılı olarak gösterilmesi, verilen sürenin yapılması istenilen iş veya işlemin yerine getirilebilmesine yetecek uzunlukta olması, kesin süre gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının taraflara açıklanması ve tarafların bu konuda açıkça uyarılmış olması zorunludur.

Öte yandan, bir davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, taraflardan delillerinin sorulup saptanması, gösterilecek ve davanın sonucunu etkileyecek tüm delillerin eksiksiz toplanması, ilgili yerlerden gerekli belgelerin getirtilmesi, daha sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir.

Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların kural olarak hasımsız olarak ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir. Mirasçıların ve paylarının belirlenebilmesi için gider yapılması gerektiğinde bu giderlerin davacı tarafça karşılanması gerektiği kuşkusuzdur.

Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu arkadaşlık bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile, ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir.

Mirasçılık belgesinin iptali davalarında da davacı taraf, miras bırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini veya mirasçı gösterilmesine rağmen mirastan kendisine olması gerekenden daha az pay verildiğini, bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu kanıtlamak zorundadır.

Bu tür davalarda da miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hakimin görevidir.

Ayrıca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 30. maddesi hükmünde; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, mahkemece 15.09.2015 tarihli duruşmada verilen kesin süre gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Davacı, nüfus kayıtlarından anlaşıldığı üzere mirasbırakan ...’in ölü kızı ...’in ölü oğlu ...’in kızı olup, mirasbırakan ile soybağı ilişkisini ve miras hakkını kanıtlamıştır. Miras bırakanın diğer mirasçılarını ve miras paylarını belirlemek hakimin görevidir. Mahkemenin kendi görevine giren bir konuda davacı vekiline kesin süre vererek, sonuçlarını da açıkça hatırlatmadan kesin süre gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olması doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece gerek iptali istenen gerekse davacılar tarafından delil olarak öne sürülen mirasçılık belgelerine ait dava dosyalarının, murisler adına tapulu olduğu bildirilen taşınmazlara ait tapu kayıtları ile tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin getirtilmesi, davacı ve kimliği belirlenen diğer mirasçılardan mirasbırakanın diğer mirasçılarını ve miras paylarını tespite yarar hususların sorulması, gerekirse resen tanık dinlenmesi ve kolluk araştırması yapılması, nüfusta kayıtlı iseler nüfus aile kayıtlarının getirtilmesi, bu bilgilerin elde edilebilmesi için bütün imkanların kullanılması gerektiği de kuşkusuzdur.

Ne var ki, mahkemece belirtilen doğrultuda araştırma yapılmamış, eksik araştırma ve yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 01.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/3394, K. 2021/2382, 1 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3394
Karar No
2021/2382
Tarih
1 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/3405 K.2021/1574
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/3421 K.2021/2059
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3428 K.2021/920
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/3431 K.2021/1984
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3433 K.2021/1317
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/3439 K.2021/1985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.