KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/3874 E., 2017/7811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.03.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Dairemizin 06.03.2017 günlü mahalline iade kararı sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılardan ... vekili, 1281 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının aynen taksim yoluyla giderilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davaya konu taşınmazlardan 1281 parselin ortaklığının satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili 1281 parsele yönelik olarak temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Dava konusu 1281 parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında 3402 sayılı Yasanın 22/A maddesi uyarınca yenilemeye tabi tutularak 196 ada 28 parsel no’sunu aldığı anlaşıldığından, yenileme sonucu oluşan taşınmaz üzerinden karar vermek suretiyle infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı bulunmayan tapu kaydı ile hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/3874, K. 2017/7811, 30 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama