İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/4849 K.2019/1595

14. Hukuk Dairesi

Esas2017/4849Karar2019/1595Tarih25 Şubat 2019Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/4849 E., 2019/1595 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.02.1988 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı ..., bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, bir kısım davalılar vekilinin duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, müvekkilinin dedesi ... oğlu ...’nin 1925 yılından evvel Romanya, ...’den eşi ..., oğlu ..., kızları ... ve ... ile birlikte Türkiye’ye göç ettiğini, diğer oğlu olan ...’nın ise Romanya’da kaldığını, davacının babası olan ...’ın ise 1951 yılında vefat ettiğini, ...’ın oğullarından ...’in 1984, ...’ın ise 1979’dan evvel Türkiye’ye göçtüğünü, diğer oğlu ...’in ...’dan önce öldüğünü ve ... oğlu ...’ın ise Romanya’da kaldığını, muris ... oğlu ...’nin ise 21.11.1928 tarihinde vefat ettiğini ancak murise ait ...

6. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.10.1934 tarih ve 2167 Esas sayılı mirasçılık belgesinde murisin oğlu ...’ın mirasçı olarak gösterilmediği gerekçesiyle ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.10.1934 tarih ve 2167 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 9435-14680 E. K. sayılı ve 25.11.1991 tarihli ilamında “...Mütevaffa ile davacının babası ... ayrı ayrı devletlerin tabiiyetinde olduğu için, uyuşmazlığın çözümünde Devletler Hususi Hukuku ile ilgili kuralların uygulanması gerektiğini...Bir Türk vatandaşına, Türk uyruklu olmayan yabancının mirasçı olabilmesi için, o kimsenin memleketinde kendi vatandaşlarına bir Türk’ün mirasçı olabileceğinin kabul edilmiş olması gereklidir.

İşte mahkemece bu ana kural ve özellikle Tapu kanunu 35. maddesi ve kanun hükümleri çerçevesinde araştırma yapılmak, gerçekten davacı mirasa nail kişi ise, münasebetleri bakımından tahkikat yapılarak toplanacak delillere göre bir hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bizim mevzuatımızda engel olmasa bile bir Türk vatandaşının Romanya’da arsa sahibi olmasından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 7090-9371 E.K. sayılı ve 11.10.1994 tarihli ilamında “...Mirasbırakan Abdulveli’nin Türkiye’ye geldikten sonra 1928 tarihinde öldüğü, davacının miras bırakanı ...’ın ise Türkiye’ye gelmediği,

Romanya’da ... vatandaşı iken öldüğü anlaşılmıştır...Bu itibarla öncelikle ...’ın ölüm tarihinin belirlenmesi bu tarih ve ilk miras bırakan ...’nin ölüm tarihi olan 1928’de Türk vatandaşlarının ...’da miras yoluyla taşınmaz edinme olanağının bulunup bulunmadığı 1062 sayılı yasa ile tapu yasasının 35. maddesi uyarınca araştırılmalıdır.

Dışişleri Bakanlığından bu konuda bilgi alınması ve gerekiyorsa bundan sonra bilirkişiden de düşünce sorularak sonucunda göre bir karar verilmesi gerekir. Miras bırakanların ölüm tarihleri dikkate alınmadan Dışişleri Bakanlığının genel nitelikleri yazısı dayanak yapılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının mirasçılık hakkının murisin ölüm tarihindeki mevzuat ile belirlenmesi gerekeceğinden 1951 yılında ölen ...’ın ölümü sırasında ise Romanya’da yeni düzenlemelerin bulunmadığı Dışişleri, Konsolosluk, Hukuk ve Sosyal İşler Genel Müdürlüğünün yazılarından da 1992, 1995 tarihlerinde arazi alınamayacağı, tasfiye edileceği belirtilmiş olmakla, 1928 ve 1951 tarihleri itibariyle karşılıklılık esası mevcut olmadığından davanın reddine dair karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve dahili davalı ... tarafından temyizi üzerine,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/4869 Esas, 2009/2894 Karar sayılı ve 03.07.2009 tarihli ilamında “....Yargılama sırasında toplanan delillerden ülkemizle Romanya devleti arasında Tapu Kanununun 35. maddesinin uygulanması ve miras yoluyla taşınmaz edinme yönünden karşılıklılık bulunmadığı belirlenmiştir.

Hal böyle olunca miras bırakanın ölüm günü itibarı ile Türk vatandaşı olmayan davacının Tapu Kanununun 35. Maddesindeki sınırlandırma ve karşılıklılık bulunmaması nedeniyle taşınmazlar yönünden miras bırakanın mirasçısı olamayacağı ve miras bırakanın Türkiye’de bulunan taşınmazları miras yolu ile edinemeyeceği kuşkusuzdur.

Ne varki; taşınmazlar yönünden kabul edilmiş bulunan Tapu Kanununun 35. maddesindeki sınırlandırmanın taşınır mallar yönünden uygulaması mümkün olmadığı gibi yabancı uyruklu kişilerin miras bırakana ait Türkiye’deki taşınır malları ve alacakları edinemeyeceklerine ilişkin olarak yasalarımızda başkaca bir hüküm de bulunmadığından davacının taşınır mal ve alacaklar yönünden dava açma hakkı bulunmaktadır.

Nitekim mahkemece verilen ilk hükümde taşınır ve taşınmaz mal ayrımı yapılmaksızın mirasçılık belgesi verilmesine rağmen Yargıtay bozma ilamında taşınır mallar yönünden mirasçılık belgesi verilmesinde yasal bir engel bulunmadığından bu husus bozma kapsamı dışında tutulmuş, davacının taşınır mallar yönünden mirasçılık belgesi isteme hakkının bulunduğu olgusu kesinleşmiştir.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yanılgıya dayalı olduğu belirlenen önceki günlü mirasçılık belgesinin iptaline, taşınmazlar yönünden ayrı, taşınırlar yönünden ayrı değerlendirme yapılarak, davacının taşınmazlar yönünden açtığı mirasçılık belgesi verilmesi isteminin reddine, taşınırlar ve alacaklar yönünden açtığı davanın kabulü ile miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,

davacı ve dahili davalılardan ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına...” gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası birleştirilmesine karar verilen ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/1047 Esas, 2010/1161 Karar sayılı davada davacı ... vekili, müvekkilinin ...’in mirasçısı olduğunu, muris ...’ye ait ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.10.1934 tarih ve 2167 Esas sayılı mirasçılık belgesinde murisin oğlu olan ...’ın mirasçı olarak gösterilmediğini, ...’ın davacının babası ...’in babası olduğundan bahisle ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.10.1934 tarih ve 2167 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir.

Mahkemece, üçüncü kez bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, mahkemece davanın kabulüne murisin mirasçılarının ve miras paylarının taşınmazlar ve taşınırlar yönünden ayrı ayrı tespitine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ..., bir kısım davalılar vekili, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Mirasçılık belgesi, bir şahsın mirasçı olduğunu gösteren ve kanıtlayan belgedir. Mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki kanuni veya ölüme bağlı tasarrufla oluşan miras bağını gösterir. Mirasçılık belgesinde gösterilen mirasçının, aksi sabit oluncaya kadar mirasçı olduğu kabul edilir. Mirasçılık belgesi ile tereke üzerinde tasarrufta bulunma hakkı elde edilmektedir. Yabancılar mirasçılık belgesi isteyebilir. Tapu sicil memuru, mirasçılık belgesinin geçerliliğini sorgulayamaz. Taşınmazlar için Türk mahkemelerinden mirasçılık belgesi alınması zorunludur ve Türk kanunları uygulanmalıdır.

Mirasçılık belgesinin verilmesinde, hareketli nüfus kayıtları, mahkeme ilamları, tapu ve vergi kayıtları, iskan belgeleri, muhtarlık belgeleri, askerlik kayıtları, tanık ifadelerinden delil olarak yararlanılır.

Anayasamızın 35. maddesi hükmünde de temel haklar arasında sayılan miras hakkının kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür.

Türk Medeni Kanunu, bu kanunun yürürlüğüne ilişkin kanun ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerinde mirasın, miras bırakanın ölümüyle açılacağı, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirleneceği, mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmiştir.

Tapu Kanununun 35. maddesinde de yabancı uyruklu gerçek kişilerin ancak karşılıklılık bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluna bağlı olarak Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecekleri, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı açıklanmıştır.

Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere Tapu Kanun’unda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Somut olaya gelince, mahkemece, 7. Hukuk Dairesinin 2008/4869 Esas, 2009/2894 Karar sayılı ve 03.07.2009 tarihli bozma ilamına uyulsa da gereği yerine getirilmemiştir.

Mahkemece verilen 13.03.1998 tarih ve 1995/54 Esas, 1998/144 Karar sayılı ikinci hüküm, davacının taşınmazlar yönünden açtığı mirasçılık belgesi verilmesi isteminin reddine, taşınırlar ve alacaklar yönünden açtığı davanın kabulü ile miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi gerekir gerekçesiyle bozulmuştur.

O halde mahkemece, ...’in mirasçıları için taşınmazlar yönünden davanın reddi gerekirken, asıl mirasbırakan ...’nin oğlu ... uyruklu ...’ın oğlu ...’in mirasçıları olan ... ve ...’e taşınmazlar yönünden miras payının dağıtılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/4849, K. 2019/1595, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4849
Karar No
2019/1595
Tarih
25 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/4851 K.2019/677
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/4851 K.2019/19667
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/4852 K.2019/4233
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/4853 K.2019/4234
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/4853 K.2019/930
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/4854 K.2019/1585

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.