İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/4990 K.2021/1826

14. Hukuk Dairesi

Esas2017/4990Karar2021/1826Tarih16 Mart 2021Okuma5 dk · 922 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/4990 E., 2021/1826 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

922 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.11.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.03.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, mülkiyeti Hazine'ye ait olan dava konusu taşınmazın dava dışı Belediye tarafından imar uygulamasına tabi tutulduğunu, imar planında gecekondu önleme bölgesi olarak ayrılan dava konusu taşınmazların 2942 sayılı Yasanın 30. maddesine göre bakanlık ve dava dışı Çalkaya Belediyesi arasında düzenlenen protokol ve ek protokol gereğince anılan Belediyeye satış suretiyle devredildiğini, amacın 775 sayılı Gecekondu Kanununun öngördüğü şartlarda ihtiyaç ve hak sahiplerine devredilmesi olduğunu, düzenlenen protokol ile geri alım hakkının saklı tutulduğunu,

dava konusu imar parsellerinin sahte encümen kararları ile dava dışı kooperatiflere satıldığını, bu suretle Belediye tarafından devir koşullarına uyulmadığını ileri sürerek dava konusu 1534 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davalıların taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 14.04.2016 tarih ve 2014/15939 Esas, 2016/4442 Karar sayılı ilamıyla "....Dava şartları, 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinde düzenlenmiş; derdestlik de anılan maddenin "ı" bendinde dava şartları arasında sayılmıştır. Derdestlikten bahsedilebilmesi için her iki davanın taraflarının ve dava konusunun aynı olması gerekir. Mahkemece davanın reddi kararına gerekçe yapılan Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/113 Esas 2011/401 Karar sayılı dosyasında davacısının Çalkaya Belediye Başkanlığı olduğu, davacı tarafından açılmış bir davanın bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddi doğru değildir" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

1)Dosyadaki belgelerin incelenmesinde, davacısı dava dışı Aksu Belediyesi davalısı .... olan Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/113 Esas sayılı davası ile 1534 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Aksu Belediyesi adına tesciline karar verildiği, 22.11.2016 tarihinde kesinleştiği; ancak, taşınmazların dava tarihi itibariyle davalılar adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece; davacıya dava dışı Aksu Belediyesini davaya dahil etmesi için usulüne uygun bir süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

2)Davacı tarafından dava konusu imar uygulamasının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 1998/591 Esas sayılı ilamı ile iptal edildiği, kayıtların yolsuz tescil durumuna düştüğü ileri sürülmesine rağmen mahkemece bu konuda inceleme yapılmamıştır. İmar uygulamasının iptal edilmiş olduğunun anlaşılması halinde dava konusu imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanağının kalmayacağı ve yolsuz tescil durumuna düşeceği bu takdirde de TMK’nın 1023. maddesi gereğince kayıt malikinin iyiniyetli olduğundan söz edilerek imar parselinin varlığının korunamayacağı açıktır.

Bilindiği üzere hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri mevcuttur. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır.

İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke Medeni Kanunun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin birinci fıkrasında, "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarihli l990/4 Esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca, yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere davacıya davalı Aksu Belediyesinin davada yeralmasının sağlaması için süre verilmesi ve taraf delillerinin toplanması; yine 2. bentte açıklandığı üzere dava konusu imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasının iptal edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre inceleme ve soruşturma yapılarak toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/4990, K. 2021/1826, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4990
Karar No
2021/1826
Tarih
16 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/4992 K.2021/1561
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/4993 K.2021/1848
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/4996 K.2021/2047
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/5008 K.2021/1485
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/5024 K.2021/1568
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/5026 K.2021/2101

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.