KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/5411 E., 2020/1883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki geçit hakkı tesisi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun 35. maddesinin
a) Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
b) Dördüncü fıkrasında, tüzel kişi muhataplara daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişilerin resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince;
1-Davalılardan ...'in 01.07.2017 tarihli tebligat evrakına davalının vefat ettiğine ilişkin kardeşinin beyanı alınarak iade edilmiş olduğu anlaşılmakla, davalının mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile tespit edilen mirasçılarına gerekçeli karar tebliğinin sağlanarak temyiz süresinin beklenmesi,
2-Davalı ...'in öldüğü anlaşılmakla, taraf teşkilinin denetlenebilmesi bakımından mirasçılarını gösterir veraset ilamının temin edilerek Dairemize gönderilmesi,
3-Gerekçeli karar tebliğinin davalılardan ... ve ...'un bilinen en son adreslerine çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılacağı hükmü gözardı edilerek, ilk seferde doğrudan Tebligat Kanunun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması usule uygun değildir.
4-Davalılardan ...'na Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligat evrakında "Taşındığı" yazılı olmasına rağmen mahalle muhtarına tebliğ yapılması doğru olmayıp, adresten taşınmış olan davalının yeni adresi araştırılmaksızın ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yapılan tebligat usulsüzdür.
5-Gerekçeli karar tebliğinin davalılardan ...'nın bilinen en son adreslerine çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılacağı hükmü gözardı edilerek, ilk seferde doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılması doğru değildir.
6-Davalılardan ... ve ...'ya yapılan gerekçeli karar tebligatlarının iade edilmesine rağmen mahkemece bu davalıların yeni adresleri araştırılmaksızın ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresleri bulunup bulunmadığına bakılmaksızın aynı adreslerine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılması usule uygun değildir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle mahalline iade gerekçeleri dikkatli bir şekilde okunarak usulsüz tebligat yapılan davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararların tebliği sağlanıp yasal temyiz süresinin beklenmesi ve belirtilen diğer eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/5411, K. 2020/1883, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama