KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/5667 E., 2018/1380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.10.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 7 adet taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ...l vekili ve ... vekili temyiz etmişlerdir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, tapu maliklerinden olan ...’in mirasçıları ..., ... ve ...’ın dava tarihinden önce vefat ettiği ancak adı geçenlerin yargılama sırasında mirasçılık belgesinin temin edilerek mirasçılarının tespit edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, taraf gösterilmeyen mirasçılar sağ ise kendisinin, ölü ise usulüne uygun ibraz edilecek mirasçılık belgesine göre tespit edilecek mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/5667, K. 2018/1380, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama