KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/5869 E., 2021/2755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 23.01.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istemi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2014 günlü hükmün taraflarca temyiz edilmeden kesinleşmesi sonrasında, davalılardan ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine mahkemesince temyiz başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin verilen 28.09.2017 tarihli ek kararın, davalılardan ... vekili tarafından verilen dilekçe ile temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; 4337 ada 2 parsel sayılı taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 05.06.2014 günlü hükmün taraflarca temyiz edilmeden kesinleşmesi sonrasında, davalılardan Abubekir Ipek vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine mahkemesince temyiz başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin verilen 28.09.2017 tarihli ek karar davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-İncelenen dosya kapsamına göre; davalı ...'e dava dilekçesi "..." adresinde firma daimi çalışanı ...'a tebliğ edilmiş, akabinde aynı adrese çıkartılan gerekçeli kararı içeren tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmemesi üzerine bu defa 7202 sayılı Tebligat Kanununu 35. maddesi uyarınca aynı adreste tebligat yapılarak hüküm kesinleştirilmiş, mahkemece bu sebeple temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de davalı ...'in belirtilen tarihlerde bu adreste oturmadığı adres kayıt sistemi üzerinden alınan belgeden anlaşıldığından mahkemenin 28.09.2017 tarihli ek kararının ve 05.06.2014 tarihli mahkeme kararına yönelik kesinleşme şerhinin kaldırılmasına karar verilmek suretiyle davalı vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine geçilmiştir.
2-Davalı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; yukarıda izah edilen gerekçelerle davalı ...'e yapılan tebligatın usulsüz olduğu tespit edildiğinden, yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması HMK’nın 27. maddesinde, "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." şeklinde düzenlenmiş olan "Hukuki dinlenilme hakkı"nın ihlali niteliğinde olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/5869, K. 2021/2755, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama