İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/6058 K.2018/4147

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.08.2011 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 15.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2017/6058Karar2018/4147Tarih28 Mayıs 2018Okuma5 dk · 972 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/6058 E., 2018/4147 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

972 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.08.2011 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 15.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar Dairemizin 28.09.2009 tarih 2009/9533-9922 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı ile haklarında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmayan ...,...,..., ve...'ı kapsayacak biçimde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece, bozma kararına uyularak davalılar... ve...aleyhine açılan davanın davadan önce ölü olmaları nedeniyle husumetten reddine, ..., ... ... ve ...'in ... kaydında hissedar olmamaları nedeniyle aleyhlerine açılan davanın reddine diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında,”....yargılama sırasında, dava açılmadan önce vefat eden... mirasçısı ... ile...mirasçıları,..., ... ve ...'in davaya dahil edilmiş oldukları belirtilerek, bu kişilerin davaya dahil edilmesi veya ıslah yoluyla davaya devam edilmesi mümkün olmadıgı gibi adı geçenler adına tapuda oluşmuş bir tescil de mevcut olmadığından bu durumda mahkemece, adı geçenler hakkında öncelikle açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığı gözetilmeksizin karar başlığında davalı gösterilmesi ve sonra da haklarında açılmış usulüne uygun bir dava bulunmayan ve tapuda hissedar olmayan ..., ...,

... ve ...'i de kapsayacak biçimde ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı olarak, isimleri ve hisseleri tek tek sayılmaksızın davalılar adına olan ... kayıtlarının iptaline karar verilmiş olması doğru gorülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına” karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak, davacının davalılar...,...aleyhine açtığı davanın bu kişilerin davadan önce ölmüş olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğinden söz edilerek reddine, davacının diğer davalılar aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, bir kısım davalılar vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.

Davacı açtığı davada, biçimine uygun düzenlenmiş 18.10.1995 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Sözleşmenin vaat alacaklısı davacı ... vaat borçluları ise davalılardır. Sözleşmenin davalılar adına vekilleri sıfatıyla... tarafından imzalandığı görülmektedir. Dosyada yer alan 24.10.1994 ve 12.01.1995 tarihli vekaletnamelerde davalıların vekilleri olan...’e taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak üzere yetki verdikleri de anlaşılmaktadır. Gerçekten, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerini tarafları bizzat yapabilecekleri gibi vekilleri ya da temsilcileri aracılığıyla da yapabilirler.

Davalılar savunmalarında, satış vaadi sözleşmesinin vekâlet görevi kötüye kullanılarak düzenlendiğini ileri sürdüğünden burada öncelikle Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet ilişkisini düzenleyen hükümleri üzerinde durulmalıdır. Gerçekten, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranma yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu olarak benimsenmiş ve yasanın 390. maddesinde vekilin müvekkiline karşı vekâletini iyiniyetle ifa ile mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve gerçek iradesine uygun hareket etmek, onu zararlandırıcı her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Türk Medeni Kanununun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Bu gibi durumlarda vekil vekâlet görevini kötüye kullanmış olsa dahi bu sorun vekil ile vekâlet eden arasında nihayet bir iç sorun olarak kalır.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötüniyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya durumun özelliği icabı bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yazılı dürüst davranma kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilir.

Diğer taraftan bir kısım davalılar ayrıca vekil...'i vekaletten azlettiklerini, vekilin buna rağmen davacı ile satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, davacı vaat alacaklısının da bu durumu bildiğini savunmuştur.

Burada ayrıca temsil ve vekaletten azle ilişkin bazı açıklamalar yapmak gereği vardır. Bir tanımlama yapmak gerekirse temsil; başkasının nam ve hesabına işlem yapmak demektir. Başkasının nam ve hesabına işlem yapmak yetkisi ise “temsil yetkisi” olarak bilinir. Temsil ilişkisinde daima üçlü bir durum vardır. Bu ilişki “temsil edilen-temsilci ve üçüncü şahıs” arasında kurulur. Temsilde hukuksal işlemin tarafları ile bunu yapanlar farklı farklı kişilerdir.

Gerçekten, temsil yetkisini sona erdiren nedenlerden biride azil işlemidir. Azil, yani temsil olunanın temsilcinin yetkisine son vermesi, temsil olunanın bu konudaki irade açıklamasıdır. Kuşkusuz, bu özelliğinden dolayı iradenin açıklandığı anda değil, temsilcinin bunu öğrendiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğurur. Kısaca ifade etmek gerekirse bu andan itibaren temsilci ile temsil olunan arasındaki iç ilişki son bulur.

Fakat, azilden haberdar olmayan veya olamayacak durumdaki üçüncü kişinin başka bir ifadeyle iyiniyetli üçüncü kişinin temsilciyle yaptığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi temsil olunanı bağlamaya devam eder.

Şayet, vekil ile sözleşme yapan üçüncü kişi Türk Medeni Kanununun 3.maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme temsil olunanın azil işlemine rağmen vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Aksi halde, vekil marifetiyle yapılan satış müvekkili bağlamaz.

Somut olayda; davalılar tarafından vekil...'in vekalet görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş olmasına rağmen bu husus mahkemece araştırılmamıştır. Vekaletin kötüye kullanıldığı iddiası her türlü delil ile ispatlanabilir. Nitekim dosyadaki bilgi ve belgelerden davalılar tarafından vekilin 05.10.1995 tarihinde azledildiği, bu hususun ...

Sicil Müdürlüğü'ne 09.10.1995 tarihinde bildirildiği, vekil...'e ise 19.10.1995 tarihinde tebliğ edildiği satış vaadi sözleşmesinin ise 18.10.1995 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda davacının TMK m.3 anlamında iyi niyetli olup olmadığının başka bir deyişle vekilin vekalet görevinin azille sona ermesine karşılık davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilip bilmediği veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi zorunludur.

Mahkemece tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri tanıkları dinlenilmeli, davacının iyi niyetli olup olmadığı araştırılmalı ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmelidir. Noksan inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/6058, K. 2018/4147, 28 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/6058
Karar No
2018/4147
Tarih
28 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/6061 K.2018/7049
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/6061 K.2018/5081
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/6065 K.2018/7260
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/6065 K.2018/4661
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/6067 K.2018/8470
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/6069 K.2018/7951

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.