KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/672 E., 2017/7481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.03.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların maliki olduğu ... İli, Merkez 2664 parsel sayılı taşınmazın ana yola çıkışının bulunmadığını ve ana yol ile arasında davalılara ait 2613, 2614, 2615 ve 2616 parsel sayılı taşınmazların bulunduğunu ileri sürerek; ana yola çıkış için davalılara ait taşınmazlar üzerinde geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davacılara ait taşınmazın yolu bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine bozma ilamına uyularak ve bozma doğrultusunda "davacılar parselinin kadastral yola cephesi bulunduğu"gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davacılar tarafından bankaya "depo edilen 3.603,40 TL geçit hakkı bedelinin davacılara iadesine" şeklinde karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ise de, anılan husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/672, K. 2017/7481, 11 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama