KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/1348 E., 2018/6063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.03.2014 gününde verilen dilekçe ile MK 724'e dayalı ... iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davacı, Bulgaristan'dan göçmen olarak geldiğini, haricen davalı ...'dan arsa satın aldığı, bedelini taksitler halinde ödeyerek, senetlerini geri aldıklarını, aynı davalının arsa satarken imarının olmadığını, arsa üzerine ev yaptığını, halen bu taşınmazda oturduğunu, davalının satıp parasını aldığı arsa hisselerini haksız olarak mülkiyetinde tuttuğunu, harici satın almaya dayalı ... iptali ile bedelsiz olarak tesciline, bu olmaz ise TMK'nın 724 ve devamı maddeleri gereğince davalı payının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılardan ...; bedelin karşılanması ve yapılan giderlerden sorumlu olmamaları halinde kabule yanaşabileceğini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece ... iptali ve tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm kısmında ... kaydına göre davalı üzerinde görünen 357/1540 payın iptaline karar verilmesi gerekirken, davalının hissesi gösterilmeden karar verilmiş olması infazda tereddüt oluşturabileceğinden doğru görülmemiştir.
Ne var ki, anılan bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/1348, K. 2018/6063, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama