KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/2798 E., 2021/2663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Talep eden tarafından, 07.03.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin reddine dair verilen 12.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Talep, Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesi uyarınca ...olarak açılan mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir.
Talep eden, murisi ...’ın 25.02.2016 tarihinde vefat ettiğini, murisin tarafına intikal edecek mirası bulunmadığından, mirasın reddi isteminin tespit ve tescilini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacı adına dilekçede belirtilen ve UYAP sisteminde kayıtlı bulunan bütün adreslerine tebligat çıkartıldığı ancak tebligatların yapılamadığı bila tebliğ iade edildiği, davacının gerçek adresini bildirmekle mükellef olduğu, HMK' nın 119/2. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, talep eden vekili temyiz etmiştir.
Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı, bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur. Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca red beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Bu nedenle, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmaz.
Somut olayda; mirasın reddi talebini içeren dilekçenin mahkemeye ulaşmasıyla talep edenin mirasçı olup olmadığı, talebin usulüne uygun olup olmadığı denetlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/2798, K. 2021/2663, 12 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama