İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/454 K.2018/7490

14. Hukuk Dairesi

Esas2018/454Karar2018/7490Tarih7 Kasım 2018Okuma5 dk · 952 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2018/454 E., 2018/7490 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

952 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.04.2013 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 08.11.2016 tarihli hükmün ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ..., kardeşi davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte ...’da birlikte çalışarak dava konusu 59 ve 60 (tevhit ile 1184 ada 68) parsel sayılı taşınmazı satın aldıklarını,tapu kaydının davalı ağabey adına yapıldığını, dava dışı ... payını da kendisinin aldığını ileri sürerek taşınmazın 2/3 payının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı ..., dava konusu edilen taşınmazın bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, kabul edilebilir delil ve belge olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalının ikrarının mevcut olmadığı, davacının yazılı delili ve yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belgesinin bulunmadığı, makbuzun bu mahiyette bir belge olmadığı, diğer yandan davacının iddiasını hukuka aykırı delillerle ya da ses kayıtlarıyla da kanıtlamasının da olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi yaptığı incelede; davacının iddiasını yazılı delil veya "delil başlangıcı" sayılacak bir belge ile kanıtlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı ve dayandığı ses kaydı 1947 tarihli içtihatta açıklanan yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 E. 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre 27.03.2001 tarihinde davalının ...’daki Kreissparkasse ... bankası kanalı ile davacıya 50.000Mark gönderdiği, davacının ise bu parayı aynı gün iade ettiği, buna ilişkin dekontların her iki tarafca tercüme ettirildiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından tercüme dekontta “kişiye özel kredi” yazıldığı, davacı tarafından ibraz edilen tercüme dekontta ise “kişiye özel, hisse’’ yazıldığı görülmektedir. Dinlenen tanık, tarafların kardeşi ... 26.12.2013 tarihli oturumda davalı ağabeyinin 1986 yılında Türkiye’ye geldiğini, ...’da birlikte ek iş olarak restoran çalıştırdıklarını, bir arsa bulduğunu, değerinini 35.000Mark olduğunu söylediğini, arsayı üç kardeş birlikte aldıklarını, para göndererek ortak olduklarını, davalının daha sonra ...’ya döndüğünü, tapuda işlemlerin onun adına yapıldığını, büyük olması nedeniyle davalıya güvendiklerini, kendi payını sözlü olarak davacıya devrettiğini bildirmiştir.

Tarafların diğer kardeşleri ... ve ..., taşınmazın ortak alındığını bildiklerini söylemişlerdir.

Davalı tanığı ..., arsayı davalının satın aldığını, parasını ödediğini, ...’ya gitmeden önce kendisine vakalet verdiğini, davacının askerden geldikten sonra gecekondular nedeniyle arsayı almaya taraftar olmadığını söylediğini, davalı ağabeyi ile konuşmak üzere ...’ya gittiğini, daha sonrasını bilmediğini ifade etmiştir.

Davacı, yazılı delil olmasa da tercüme dekontların yazılı delil başlangıcı olduğunu, tanıklarının da olayı doğruladıklarını ileri sürmüştür. Gerçekten yukarıda değinilen ilkelere göre somut olay incelendiğinde, tarafların arsa alımı konusunda anlaştıkları, taşınmazın davalı adına tapudan satın alındığı, davacının payını istemesi üzerine davalının davacıya 50.000Mark gönderdiği davacının ise bu parayı aynı gün iade ettiği, tapudan pay istediği, maddi olayın gelişimine göre davacının iddiasını yazılı delil başlangıcı niteliğindeki dekontlar ve tanık beyanları ile kanıtlandığı sonuç ve kanısına varılmıştır.

O halde davacının 1/3 payı bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/454, K. 2018/7490, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. İlk Derece
  5. Mahkemesi
  6. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/454
Karar No
2018/7490
Tarih
7 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/454 K.2018/15441
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/455 K.2018/13632
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/457 K.2018/11482
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/458 K.2018/5656
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/458 K.2018/11280
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/459 K.2018/13188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.