KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/4674 E., 2019/6167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24/10/2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/05/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, borçlu ... hakkında ...İcra Müdürlüğünün 2012/818 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu ancak alacaklının borcunu tahsil edemediğini belirterek borçlunun elbirliği mülkiyeti ile hissedarı bulunduğu ... İlçesi,... Köyünde kain 128 ada 10 parsel, ... Köyünde kain 116 ada 1 parsel, 117 ada 31, 35, 41 ve 43 parsel, 121 ada 4 ve 13 parsel, 122 ada 4 ve 8 parsel, 123 ada 5 parsel, 124 ada 3, 6, 10 ve 13 parsel, 128 ada 22 parsel, 129 ada 8 parsel, 130 ada 4 parsel, 131 ada 2 parsel ve 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... ayrı ayrı cevaplarında, taşınmazların aynen taksim edilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1-116 ada 1 parsel, 117 ada 31, 35, 41 ve 43 parsel, 121 ada 4 ve 13 parsel, 122 ada 4 ve 8 parsel, 123 ada 5 parsel, 124 ada 3, 6, 10 ve 13 parsel, 128 ada 22 parsel, 129 ada 8 parsel, 130 ada 4 parsel, 131 ada 2 parsel ve 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ve harcın ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Satışına karar verilen taşınmaz;
a)Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin ve harcın paydaşların tapudaki payları oranında,
b)Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin ve harcın mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
c)Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin ve harcın tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına ve tahsil edilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın hem elbirliği hem de paylı mülkiyete tabi olması nedeni ile tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki oranlara göre harcın alınacağının ve satışın umum arasında genel açık arttırma sureti ile yapılacağının kararda gösterilmemiş olması doğru görülmemiş ise de; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7.maddesi gereğince hüküm sonucunun düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusu 128 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
5578 sayılı Kanunla değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3. şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez.
Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi arttırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale gelmiştir.Bu durum kanun değişikliğinden kaynaklandığından usuli kazanılmış hak da oluşturmaz.
Somut olaya gelince; davaya konu 128 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı borçlunun paylı mülkiyeti bulunduğundan davacının borçluya ait payın satışı sureti ile alacağına kavuşma imkanı bulunmakta olup hukuki yararı kalmayan davacının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ile 128 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına, 116 ada 1 parsel, 117 ada 31, 35, 41 ve 43 parsel, 121 ada 4 ve 13 parsel, 122 ada 4 ve 8 parsel, 123 ada 5 parsel, 124 ada 3, 6, 10 ve 13 parsel, 128 ada 22 parsel, 129 ada 8 parsel, 130 ada 4 parsel, 131 ada 2 parsel ve 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/4674, K. 2019/6167, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama