KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/5159 E., 2019/7184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından, davalılar-birleştirilen davada davalılar aleyhine 24/06/2008 ve 16/03/2010 günlerinde verilen dilekçelerle kadastral parselin ihyası talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 04/12/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı- birleştirilen davada davacı Hazine vekili ve davalı Adana ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava ve birleştirilen dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı- birleştirilen davada davacı Hazine vekili; Kabasakal Köyü 1194 (222) No'lu kök parselin içinde bulunduğu alanda ... Belediyesi ile ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı- birleştirilen davada davacı Hazine vekili, davalı Adana ... vekili temyiz etmişlerdir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
İmar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanıksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.
Taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan, hüküm altına alınması gerekli karar ve ilam harcı ile davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin maktu olması gerektiği şüphesizdir.
Somut olayda her ne kadar mahkemece sicil kayıtlarının illiyetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanaksız hale geldiği ve sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davalı ...
Belediyesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği üzere çekişmeli imar parsellerinin 1194 sayılı kadastral parsel sınırları içerisinde kalan kısımları açıkça belirtilmek suretiyle bu bölümlerin tapu kayıtlarının iptaline, Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve krokinin kararın eki sayılmaması ve mükerrer tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturacağından,
öte yandan davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan, hüküm altına alınması gerekli karar ve ilam harcı ile davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin maktu olması gerektiği düşünülmeksizin nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak anılan bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/5159, K. 2019/7184, 30 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama