İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/5350 K.2019/6623

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2013 ve 21.01.2014 tarihinde verilen dilekçeler ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 18.07.2018…

Esas2018/5350Karar2019/6623Tarih15 Ekim 2019Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2018/5350 E., 2019/6623 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2013 ve 21.01.2014 tarihinde verilen dilekçeler ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 18.07.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. ...

Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak katılma yoluyla temyizi ise davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.10.2019 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2.037,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, yine 2.037,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 15.10.2019 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Davacı vekili, asıl davada davalı ... aleyhine; birleştirilen davada davalı ... aleyhine, satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır.

Davacı taraf dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların murisi ... arasında 18.06.1969 tarihinde ... 8. Noterliğinde yapılan satış vaadi sözleşmesiyle, dava konusu 1518 m²'lik taşınmazın satın alındığını, taşınmazın müvekkile teslim edildiğini, 1969 yılından beri kesintisiz kullanmakta olduğunu, satış vaadine konu taşınmazın bedelinin 70.000ETL olarak belirlendiği, bunun 20.000ETL’si peşin, geri kalan 50.000.ETL için 12.500TL'lik 4 adet senet verildiğini, senet bedellerinin ödendiğini belirterek, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar davayı kabul etmemiştir.

Yerel mahkemece, satış vaadi sözleşmesine konu 70.000TL bedelden 20.000TL’nin ödendiği, geri kalan kısmın ödendiğinin ispatlanamadığı kabul edilerek, ödenmeyen 50.000ETL’nin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihindeki güncellenmiş değeri olarak 107.190,79TL miktar üzerinden depo kararı verilmiş, davacı bu miktarı süresinde depo etmiş, davalılar adına tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Davacı vekili, satış vaadi sözleşmesine konu bedelin, 20.000ETL’sinin peşin, kalan miktarının ise verilen bonolarla süresinde ödendiğini belirterek, tapu iptali ve tescil konusunda istinaf taleplerinin bulunmadığını, ancak mahkemece verilen depo kararı ile bu bedelin davalılara ödenmesine yönelik hükmü istinaf ettiklerini bildirmiştir.

Davalılar, dava konusu taşınmazın ödenmeyen satış bedelinin oranının tespiti ile dava tarihindeki rayiç değeri esas alınarak bu orana karşılık gelen bakiye satış bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek, bakiye bedelinin davacı tarafça ödendiğinin ispat edilemediği, davalı tarafın senet bedelini almadığını ispat etmek zorunda bulunmadığı, taşınmazın satış bedelinin 50.000ETL’lik kısmının ödenmediği, ödenen kısmın % 28.57 oranında, ödenmeyen kısmın ise % 71.42 oranında olduğu, asıl ve birleşen davada davacı tarafın ödemesi gereken toplam tutarın 3.822.912,67TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafa, tespit edilen bakiye bedeli depo etmesi için süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde bakiye bedelin depo edilmediği gerekçesiyle asıl dava ve birleşen dava yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, her iki dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm; davacı vekili tarafından, satış vaadi sözleşmesi kapsamına göre bedelin tamamı ödendiği gerekçesiyle taşınmazın bedel depo edilmeksizin tapusunun iptali ile davacı adına tescili talebiyle,

Davalı tarafça ise, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz hale geldiği gerekçesiyle, hükmün gerekçesinin düzeltilmesi talebiyle temyiz edilmiştir.

Dava konusu olaya gelince; davacı ile davalıların murisi arasında noterde yapılan, usulüne uygun ve geçersizliği ileri sürülüp ispatlanmadığı için geçerli bir satış vaadi sözleşmesiyle, dava konusu taşınmazın 70.000TL'ye satışı vaat edilmiştir. Sözleşmeye göre, satış bedelinin 20.000TL’si nakit olarak, kalan miktarı için ise vade tarihi 1969 yılı olan dört adet bono verilmek suretiyle ödendiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalıların murisine verilen bono bedellerinin davacı tarafından ödenip ödenmediğiyle ilgilidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.4.1992 tarihli ve 1992/14-168 E.-1992/267 K. sayılı kararında. “Satış vaadi sözleşmesi Yasanın öngördüğü biçim koşuluna uygun olarak noterde düzenlenmiştir. Sözleşme, akitler arasında kararlaştırılan satış bedeli karşılığı satış vaadi borçlusu davalıların murisine iki adet bono verilmiştir. Bu durumda bonoya bağlanan satış bedelinin ödenip ödenmediğinin kambiyo hukukunun kendisine özgü koşulları içerisinde değerlendirilip saptanması gerekir.

O itibarla da bedelin ödenmediği def’ini, satış vaadi borçlusu ve bono lehtarı tarafın kanıtlaması, icap eder. İspat külfeti kendisine düşen davalı tarafça, bonolar ibrazla satışı vaad edilen taşınmazla ilgili bedelin ödenmediği ispat edilebilmiş değildir. O halde bedelin ödendiğinin kabulü icap eder. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle, benzer bir davada ispat yükünün sıralaması belirlenmiştir.

Bu karara göre, satış bedeli karşılığı bono alan davalının, ödenmediğini ileri sürdüğü bonoları dosyaya ibraz etmesi gerekir ki ödendiğine ilişkin hususun ispat yükü davacıya geçmiş olsun.

Dava konusu sözleşmenin içeriğine göre, kural olarak, satış vaadine konu taşınmazın bedeli nakit para ve bono verilmek suretiyle ödenmiştir. Bu aşamadan sonra davacının bono bedellerini vadesinde davalıya ödemesi; eğer ödenmez ise davalının ya tahsili yönünde icra takibine girişmesi veya satış vaadi sözleşmesinin feshi yoluna gitmesi beklenir.

Davalı taraf, sözleşmeye konu bonoların ödenmediği savunmasında bulunuyorsa, işin tabiatı gereği bu senetler hala davalının elinde bulunmalıdır. Senetler davalının elinde değilse veya dosyaya ibraz edilemiyor ise, vade tarihleri 1969 yılı olan senetlerin bir şekilde, (ciro yoluyla veya davacının bedelini ödeyerek senetleri teslim alması gibi yollarla) ödendiği veya devredildiği kabul edilmelidir. Davalı, öncelikle ödenmediğini belirttiği bu senetleri delil olarak dosyaya sunmak zorundadır; senetleri dosyaya ibraz etmeden, davacı taraftan bu senetlerin ödendiğinin ispat edilmesini bekleyemez.

Davacı tarafın bedelin ödendiğine ilişkin ispat yükü, sözleşmeye konu bonoların davalı tarafından dosyaya ibraz edilmesinden sonra başlar.

Gerek yerel mahkeme, gerekse bölge adliye mahkemesince, ispat yükü ters çevrilerek, sözleşmeye konu bonolar davalı tarafça dosyaya ibraz edilmemesine rağmen, senet bedellerinin ödendiğinin ispatının davacıdan beklenmesi işin tabiatına ve kambiyo hukukunun esaslarına aykırı olup, senet bedelleri ve dolayısıyla satış vaadine konu taşınmazın bedelinin tamamının ödenmediğine yönelik değerlendirmeler ve bu kabul üzerinden verilen kararlar hatalıdır.

Açıklanan sebeplerle, davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekirken, onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/5350, K. 2019/6623, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5350
Karar No
2019/6623
Tarih
15 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5350 K.2019/6593
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5351 K.2019/6534
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/5351 K.2019/6728
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5352 K.2019/5471
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5353 K.2019/6520
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/5356 K.2019/7604

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.