KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/5487 E., 2019/546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili ile birleştirilen davacı vekili tarafından, davalı ... aleyhine 14.05.2012 ve 21.06.2013 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 15.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl dava yönünden bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Davacılar ... İlçesi 962 ada 4 parselde çeşitli zamanlarda davacılar haricen davalı ...'den satın aldıklarını, üzerlerine bina yaptıklarını, taşınmazın 1/1000 uygulaması imar planı dahilinde olduğunu, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinde belirlenen hisse satış yasağı kapsamında olmadığını ileri sürerek, davalı adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... 14.06.2012 günlü dilekçesi ve 12.07.2012 tarihli duruşmada asıl davacılar yönünden davayı kabul etmiş, birleştirilen dava davacıları yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasında harici satış olduğu, halen davacıların kullanımında olduğu konusunda ihtifa yoktur. Haricen satış, TMK Noterler Kanunu ve Tapu Kanuna göre geçerli değildir. Ancak davalı ... davayı kabul etmiş, duruşmada bu beyanını tekrarlamıştır.
Dava konusu taşınmaz ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 31.07.2012 tarihli cevabında 962 ada 4 parselin 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında kaldığı, söz konusu parselin, hisse adedi kadar ifrazının mümkün olmadığı, belirtilmiştir. Burada zaten talep; ifraz, mümkün olmaması halinde hisseli olarak tescil talebidir.
Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 gün ve 1998/14-624 Esas, 1998/675 sayılı kararı da kabul halinde hisseli tescilin mümkün olduğu yönündedir.
Mahallinde yapılan keşifte, bilirkişilerin düzenlediği 25.01.2014 tarihli raporda davacıların hisseleri davalı ...'in hissesine oranı ayrı ayrı saptanmıştır.
HUMK'nun 95/1. maddesine göre kabul nedeniyle, davalı ...'in 21/30 payı iptal edilerek, bilirkişi raporundaki oranlarda davacılar adına hisseli tesciline karar verilmesi, bu nedenle hükmün bozulması gerekirken kararın onanmasına dair sayın çoğunluğun onama görüşüne karşıyız.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/5487, K. 2019/546, 21 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama