KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2018/969 E., 2018/5437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.08.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.11.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 3572 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini, davalı ... Kokmaz vekili, ortaklığın aynen taksim ile giderilmesini, bu mümkün değilse taşınmazın gerçek değeri üzerinden satışın yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ilk olarak ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine hükmün, Dairemizin 11.04.2017 tarih, 2015/10602 Esas, 2017/2940 Karar sayılı ilamıyla taraf teşkili sağlanmadığından bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak usulüne uygun taraf teşkili sağlanmış ve ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... yararına hükümde ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken açıkça yazılmaması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/969, K. 2018/5437, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama