KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2019/2199 E., 2020/2805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.02.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 11.02.2002 tarihinde vefat eden muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddini istemiştir. Mahkemece ilk olarak, davanın kabulü ile murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacı açısından mirasın hükmen reddine dair verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.09.2016 tarih ve 2016/1054 Esas, 2016/7103 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacılar yönünden mirasın hükmen reddine dair karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TMK'nin 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanununun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
Türk Medeni Kanununun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalının değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nin 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2199, K. 2020/2805, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama