KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2019/2684 E., 2019/7739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.09.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 157 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 157 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının ve harcın taraflardan hangi oranlarda tahsil edileceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; dava konusu 157 ada 19 parsel sayılı taşınmazda paydaşlara ait muhtesat bulunduğu ve inşaat bilirkişi tarafından hazırlanan raporda muhtesatın arza oranlamasının yapıldığı, hükümde de satış bedelinin, bu rapordaki oranlar dikkate alınarak taraflara dağıtılmasına karar verildiği; ancak muhtesat dağıtıldıktan sonra kalan bedelin taraflara tapudaki payları oranında dağıtılacağının gösterilmemesi ile satış bedelinin dağıtılmasında (2) ve (3) No'lu bentlerin çelişki yaratacağının düşünülmemesi ve alınması gereken harç oranı % 11,38 olması gerekirken % 9 olarak gösterilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yönde düzelterek onama kararı vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2684, K. 2019/7739, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama