İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/377 K.2021/3931

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/10/2010 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi istenmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne…

Esas2019/377Karar2021/3931Tarih10 Haziran 2021Okuma7 dk · 1.348 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2019/377 E., 2021/3931 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2021
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.348 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/10/2010 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi istenmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/02/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/960 Esas, 2009/1483 Karar ve 16/11/2009 tarihli mirasçılık belgesinde müvekkillerinin miras bırakanı 1923 yılında ölen ve iskan kaydı bulunan ...mirasçısı olmayan davalılara miras payı verilmiş olması nedeni ile mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu belirterek mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.2013 günlü, 2012/9521 Esas, 2013/4696 sayılı Kararı ile bozulmasına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, bir kısım davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.

4722 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca, miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir.

Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir.

Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda, davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir.

Mirasçıların ve paylarının belirlenebilmesi için gider yapılması gerektiğinde bu giderlerin davacı tarafça karşılanması gerektiği kuşkusuzdur.

Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu arkadaşlık bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile, ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir.

Mirasçılık belgesinin iptali davalarında da davacı taraf miras bırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini veya mirasçı gösterilmesine rağmen mirastan kendisine olması gerekenden daha az pay verildiğini, bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu kanıtlamak zorundadır.

Bu tür davalarda da miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hakimin görevidir ve re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.

Somut olayda, davacılar, mirasbırakanları ...'ın iskan kaydı olduğunu, nüfus kaydı olmadığını, 1903 yılında doğduğunu, 1923 yılında öldüğünü, ... ili, ... ilçesi, ... ... TC. Kimlik numarası ile nüfusa kayıtlı olan ... ile aynı yerde ... TC. Kimlik numarası ile nüfusa kayıtlı olan ...‘un oğlu olduğunu iddia etmişlerdir.

Davalılar ise, ... ve ... oğlu olan, 03.01.1933 tarihinde ölen ve ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde ... TC. Kimlik numarası ile nüfusa kayıtlı ...'ın mirasçısıdır.

İptali istenen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/960 Esas, 2009/1483 Karar ve 16/11/2009 tarihli mirasçılık belgesinde 1933 tarihinde ölen ...'ın mirasçısı olarak hem davacılar hem davalılar mirasçı olarak gösterilmiştir.

Uyuşmazlık, 1933 tarihinde ölen, nüfus kaydı olan, ... oğlu ...ile 1923 tarihinde ölen nüfus kaydı olmayan, iskan kaydı olan, ... oğlu ...‘ın aynı kişiler olup olmadığı ve ...'da ... TC. Kimlik numarası ile nüfusa kayıtlı olan ...'ın baba hanesinde adı yazan ... ile ...'da ... TC. Kimlik numarası ile nüfusa kayıtlı olan ...'un aynı kişiler olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

İskan kayıtları, muhacir kayıtları, tapu kayıtları, kadastro tutanağı, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/1395 Esas, 1977/1392 Karar ve 07/07/1977 tarihli (1923 tarihinde ölen) mirasbırakan ...'a ilişkin mirasçılık belgesi, anılan 07/07/1977 tarihli mirasçılık belgesinde mirası düzenlenen (1923 tarihinde ölen ve nüfus kaydı olmayan) ...'ın, TC. Kimlik numarası ... olan ... ve TC. Kimlik numarası ... olan ...'un oğlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/265 Esas, 2009/421 Karar, 15.09.2009 tarihli nüfus tespit davası, bir kısım davalıların mirasbırakan ...'ın mirasçısı olarak pay aldığı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/590 Esas, 2005/510 Karar ve 08.04.2005 tarihli mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin kesinleşmiş ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/2222 Esas, 2009/915, 07.06.2010 tarihli Kararı, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/112 Esas, 2011/321 Karar sayılı dosyadaki taraf ve tanık beyanları, özellikle de dosyamız davalılarından ... ...'ün kızı ... ...'ün ve davalı ...'ın dedeleri ... ile ...'daki ...'un aynı kişi olmadığı yönündeki ifadelerini içeren duruşma tutanakları dikkate alındığında, davacıların mirasbırakanı olan (... ili ... ilçesi ...

Köyünde iskan edilen, 1923 tarihinde ölen, ... ve ... oğlu olan ve nüfus kaydı bulunmayan) ...ile davalıların mirasbırakanı olan (... ili, ... ilçesi, ... Köyünde nüfusa kayıtlı ... TC. Kimlik numaralı) ...'ın farklı kişiler oldukları anlaşılmıştır.

Davalılardan ..., 14.02.2017 tarihli celsede muris ...'ın babasının 1921 yılında öldüğünü belirtmiştir. Oysa ki ... TC. Kimlik numaralı ..., nüfus kaydına göre 1950 yılında ölmüştür.

Öte yandan, davalı ... dosyaya sunduğu 29.11.2010 havale tarihli dilekçesinde muris ...‘ın malvarlığı hakkında 2005 yılında hiçbir bilgileri olmadığı halde kendisini emlakçı olarak tanıtan ...‘ın ...‘ya gelerek kendilerine muris ...‘ın varisi olduklarını, mirasçıları toplamalarını istediğini, mirasçılara ücret vererek kendisine vekalet verilmesini istediğini, bazı mirasçıların olayı araştırmak istemesi üzerine vekalet vermekten vazgeçtiklerini beyan etmiş;

davalılardan ..., 13.04.2011 havale tarihli dilekçesinde, 2006-2007 yıllarında ...'dan bir takım insanların gelerek kendisine 541 parsel sayılı taşınmazda ...'dan kaynaklanan haklarının olduğunu ve bu hakkı kendilerine devretmesi için para teklif ettiklerini, para teklif edilmesinin de mirasçı olduğunun bir göstergesi olduğunu;

bir kısım davalılar, muris ...'ın ... çocuğu olduğunu, bir kısım davalılar ...'un hem ...'den hem ...'den ...isimli oğullarının olduğunu, her iki ...'ın da bekar ve çocuksuz ölümü nedeni ile her halükarda mirasçı olacaklarını beyan etmişler ancak nüfus kayıtlarının aksine, ...‘da nüfusa kayıtlı olan aile ile ...'da nüfusa kayıtlı olan aile arasında kendilerine miras payı verilmesine neden olabilecek ilişkiyi ispat etmeye yeterli delil ortaya koyamamışlar.

Sonuç olarak, davalıların, nüfus kaydı bulunmayan ...'ın mirasçısı olduklarına ilişkin ispata yeterli delil sunamadıkları anlaşılmış ve mahkemece, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/960 Esas, 2009/1483 Karar ve 16/11/2009 tarihli mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmüş ise de belirlenen mirasçılar ve miras payları doğru değildir ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Mirasbırakan ...'ın baba bir anne ayrı kız kardeşi ... TC. Kimlik numaralı 22.04.1996 tarihinde ölen ...'nun ... TC. Kimlik numaralı ...'yu evlat edindiği nüfus kayıtlarından anlaşılmış olmasına karşın mahkemece ...'nun dul ve çocuksuz öldüğü kabul edilerek mirasçıları yanlış belirlenmiştir. 4722 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca 22.04.1996 tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanunun 447. maddesine göre, ..., ...'nun evlatlığı ve yasal mirasçısıdır. Bu durumun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.

Öte yandan, 1923 yılında ölen mirasbırakan ...'ın babası ..., 10.01.1950 tarihinde; annesi ..., 05.08.1971 tarihinde, kardeşi ... ise, 10.10.1966 tarihinde ölmüştür. ... öldüğünde, ... TC. Kimlik numaralı ... ile evlidir. ..., annesi ...'dan önce fakat babası ...'dan sonra ölmüştür. Dolayısı ile ...'ın eşi ..., ...'un mirasçısı olamaz ancak ...'un mirasçısıdır. Meleke‘nin eşi ..., 07.01.2005 tarihinde, ... ile evli iken ölmüştür.

Ayrıca ...'ın ...'dan olma ..., ..., ... isimli çocukları bulunmaktadır. Mirasbırakan ...'ın ölümü ile annesi ...'a geçecek miras payından dolayı ... TC. Kimlik numaralı ...'ın eşi ... ve ...'den olma çocukları ..., ..., ... pay alamazlar. Ancak mirasbırakanın babası ...'a düşen miras payından dolayı ...'ın sağ eşi ... ve ...‘den olan çocukları ..., ... ve ... isimli çocukları da pay almalıdır.

Mahkemece, ..., ..., ... ve ...‘a mirastan pay verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

Kabule göre de, 23.12.2014 tarihli celsede bir kısım davacılar hakkında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ilgili davacıların yenileme dilekçeleri bulunmamasına karşın davalarının açılmamış sayılmasına karar verilmemiştir. Ayrıca bir kısım davacıların avukatlarına verdikleri ... 16. Noterliğinin 15.02.2010 tarih 7528 yevmiye sayılı vekaletnamelerinin 31.12.2013 tarihine kadar süreli olduğunun anlaşılmasına karşın bu husus da göz ardı edilmiştir.

Belirtilen davacılardan, iptali istenen mirasçılık belgesinde hak sahibi olanların davada, davacı/davalı olarak yer alması gerektiği dikkate alınarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 76, 77 vd. ile 150. maddeleri uyarınca işlem yapılması, davacı olarak davalarını takip etmemeleri halinde dahi en azından davalı olarak yargılamada yer almalarının sağlanması gerekmektedir.

Öte yandan ... ve ... oğlu, 1923 yılında ölen mirasbırakan ...'ın kimlik bilgileri de hükümde gösterilmemiştir. Açıklanan eksiklikler giderilerek mirasbırakanın öldüğü tarih dikkate alınmalı feraiz hukukuna ehil bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınarak bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/377, K. 2021/3931, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/377
Karar No
2021/3931
Tarih
10 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/378 K.2021/4363
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/381 K.2021/4259
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/383 K.2021/4262
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/390 K.2021/4261
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/392 K.2021/4112
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/392 K.2021/7734

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.