İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/1287 K.2020/7958

Taraflar arasındaki asıl dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava satış vaadi söleşmesinin iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11/11/2019 gün ve…

Esas2020/1287Karar2020/7958Tarih1 Aralık 2020Okuma5 dk · 1.002 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2020/1287 E., 2020/7958 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.002 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki asıl dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava satış vaadi söleşmesinin iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11/11/2019 gün ve 2019/481 Esas, 2019/7574 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar- karşı davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili, 185 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın aslında müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı iken, vefatı sonucu murisin mirasçıları adına intikal ettiğini, dava konusu taşınmazı muris ...'ın ... 1. Noterliğinin 08/11/1971 tarih ve 11378 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile müvekkillerin murisi ...'a sattığını, parasını aldığını ve gayrimenkulün zilyetliğini devrettiğini, muris ...'ın taşınmazı o tarihten beri ekip biçtiğini, murisin vefat etmesi sonucunda davacıların dava konusu taşınmazı ekip biçmeye devam etiklerini, bu nedenle dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.

Birleştirilen davada birleştirilen dava davacısı-davalı ..., ... 1. Noterliğinin 08/11/1971 tarih ve 11378 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin muvaaza nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada bir kısım davalı vekili, tarafların murisi ...'ın davacıların murisi olan torunu ...'dan satış bedeli almadığını, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı sırada davacıların murisi ...'ın henüz 16 yaşında olduğunu, ekonomik gücünün dava konusu taşınmazı almaya yetmeyeceğini, dava konusu satışın muvazaalı olduğunu ve sözleşmenin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuş; davalılar ..., ..., ... ve ... ise davayı kabul etmiştir.

Birleştirilen davada davacı- birleştirilen dava davalılar vekili, muris adına kayıtlı başka taşınmazlar olduğunu, taşınmazın zilyetliğinin 1971 yılından bu yana murisleri ...'da olduğunu, hiçbir mirasçının bu duruma itiraz etmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar-birleştirilen dava davalılar vekili ve davalı-birleştirilen dava davacısı vekili temyiz etmişlerdir.

Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2019/481 E-2019/7574 K sayılı ilamı ile, “1-Asıl dava yönünden; davalılardan ..., ..., ... ve ... 01.11.2012 tarihli duruşmada davayı kabul etmişlerdir. Davayı kabul etmeyen davalılar açısından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmuyor ise de davayı kabul eden davalılar açısından, kabul beyanı değerlendirilmeksizin, davalıların tamamı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

2-Birleştirilen dava açısından, davanın açıldığı tarih nazara alınarak haklılık durumuna göre satış vaadi sözleşmesinin iptaline veya reddine yönelik bir hüküm kurulması gerekirken asıl dava yönünden muvaaza nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hatalı olup belirtilen gerekçelerle hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün oy çokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına karşı, davacılar- birleştirilen dava davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.

Somut olayda, dinlenen tanık beyanlarından davacılar murisi ...’ın küçükken ailesi ile değil dedesi miras bırakan ...’ın yanında besleme olarak kaldığı, birlikte yaşadıkları, davacılar murisi ...’ın dava konusu taşınmazın satış vaadi sözleşmesi ile kendisine devrinden sonra ölümüne kadar taşınmazı ihtilafsız kullandığı, ölümü ile de mirasçılarının kullanmaya devam ettiği, miras bırakan ... adına kayıtlı dava konusu taşınmaz dışında başka taşınmazlar da olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, temlikin mal kaçırma ve muvazaalı yapıldığı iddiasının davalılar tarafından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. ve Türk Medeni Kanununun 6. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanabildiğinin söyleyebilme olanağı yoktur.

O halde mahkemece, davacılar murisi ...’ın taraf olduğu satış vaadi sözleşmesinin şeklen yasaya uygun düzenlenmiş olduğu, satış bedelinin ödendiği ve taşınmazın davacılar murisine teslim edildiği, davalılar tarafından da muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gözetilerek asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle asıl davanın reddine, birleştirilen dava yönünden ise asıl davanın muvaaza nedeniyle reddine karar verilmesi gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, bozma ilamında belirtilen değişik gerekçe ile bozulmasına karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı- birleştirilen dava davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 11.11.2019 tarih 2019/481 Esas 2019/7574 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün açıklanan nedenlerle belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı - birleştirilen dava davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2019/481 Esas, 2019/7574 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıdaki gerekçe ile BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın ve karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 01/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2019/481 E-2019/7574 K sayılı ilamında yazılı bozma gerekçesi Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olduğundan sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulüne dair kararına iştirak edemiyoruz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1287, K. 2020/7958, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1287
Karar No
2020/7958
Tarih
1 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/1288 K.2020/11315
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1289 K.2020/7335
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/1290 K.2020/10533
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/1290 K.2020/8003
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2020/1290 K.2020/3168
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1292 K.2020/4408

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.