İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/136 K.2020/1245

14. Hukuk Dairesi

Esas2020/136Karar2020/1245Tarih4 Şubat 2020Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2020/136 E., 2020/1245 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.11.2010 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.03.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 580 parsel sayılı taşınmazın maliki iken yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazı 7568 ada 2 sayılı imar parselinin oluşturularak müvekkilinin bu taşınmazda paydaş kılındığını, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek 580 parsel sayılı taşınmazın ihyasını ve davacı adına tescilini istemiştir. Davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 09.02.2015 tarihli 2014/8833 Esas - 2015/1298 Karar sayılı ilamı ile; "...mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile iptal edilen imar uygulaması ile 580 sayılı kadastro parselinin sınırları üzerinde imar yolu, 7568 ada 1 ve 3 sayılı imar parsellerinin tesis edildiği belirlenmiş olup husumet sadece ... ve Hazine'ye yöneltilmiştir.

Bu durumda mahkemece, öncelikle ihyası istenen kadastral parselin çapı sınırları içerisinde kalan 7568 ada 1 ve 3 sayılı imar parsellerine ait tapu kayıtları getirtilip tapu kayıt malikleri davada taraf olarak yer almıyor ise davada usul hükümlerine uygun şekilde taraf olmaları sağlandıktan sonra 7568 ada 1 ve 3 sayılı imar parsellerinin 580 sayılı kadastral parselin çapı sınırları içerisinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline ve kadastral parselin ihyasına karar vermek gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle

bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Hemen belirtilmelidir ki; bozmaya uyulmuş olmakla lehine bozma kararı verilen taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağından bozma gereklerinin aynen yerine getirilmesi zorunludur.

Tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği) bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.

O halde; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK'nin 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanıksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.

Ayrıca; kadastral parselin ihyasının, imar uygulamasıyla kadastral parsel sınırları üzerinde oluşturulan imar parsellerinin kadastral parsel içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile eski hale getirilerek tescili suretiyle mümkün olabileceği gözetildiğinde; ihyası istenilen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespitiyle kayıt maliklerinin davada yer almaları gerektiği de açıktır.

Öte yandan, imar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin bu davalarda, taraflar arasında mülkiyet ihtilafının bulunmadığı; davacının talebinin kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması ve ayrıca yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden iptal edilen idari işlemi yapan davalı ...'nin sorumlu tutulması gerekir.

Kadastral parselin ihyası yani tapu kaydının eski hale getirilmesi, hükmün, ihdas parseli üzerinde oluşturulan tüm alanları (imar parselleri, yol, orman, park vs. dahil olmak üzere hepsini) kapsaması halinde mümkündür. Farklı bir ifadeyle kısmi ihya kararı verilemez. Öte yandan, verilecek ihya kararının, kapsamında kalan tüm imar parsellerinin maliklerinin mülkiyet haklarını etkileyeceği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; çekişmeli 580 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamıyla sabittir. İmar şuyulandırmasıyla oluşturulan parsellerin sebebini teşkil eden idari işlemin idari yargıda iptal edildiği, böylece imar parsellerinin illetsiz ve sebepsiz kaldığı gözetilerek, imar öncesi hak durumu dikkate alınarak karar verileceği kuşkusuzdur. Davadaki istek bir bütün olarak değerlendirildiğinde istemin önceki kadastral parsele dönüştürülme niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere, kadastral parsel sınırları üzerinde, iptal edilen imar uygulamaları ile oluşturulan alanlar ile miktarları açıkça belirlenerek, bu kısımlara ilişkin imar sicil kayıtlarının iptali ile 580 sayılı kök parselin sınırları içinde kalan yol ve park vb. olarak ayrılan alanlarıyla birlikte kök parselin ihyası ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Bu hususlar bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. 580 parsel sayılı taşınmazın 8.000m2 yüzölçümlü olduğu halde 15.05.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda "1960 yılındaki teknolojik imkanlar dahilinde 580 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün yanlış hesaplandığı, sayısal yüzölçümünün 7.506,60m2 olduğunu,

tespit edildiği" belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece hükme esas alınan 04.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokinin incelenmesinde öncelikle belirtmek gerekir ki tapu kaydının iptaline karar verilen rapor ve krokide "A" harfi ile gösterilen kısmın 7568 ada 2 sayılı imar parseli sınırı içerisinde kaldığı krokiden anlaşılmakta ise de bu hususun tam olarak netleştirilmediği ve hükümde de "A" harfi ile gösterilen kısmın niteliğinin belirtilmediği, öte yandan krokinin ölçekli olmayıp ihyası istenen 580 parsel sayılı taşınmazın kadastral sınırlarının da anlaşılamadığı,

yine krokide "D" harfi ile gösterilen kısmın 7562 ada 2 sayılı imar parseli sınırı içerisinde kaldığı krokiden anlaşılmakta ise de bu hususun tam olarak netleştirilmediği ve hükümde "D" harfi ile gösterilen kısmın niteliğinin belirtilmediği,

ifade edildiği üzere kısmi ihyaya karar verilemeyeceği halde 580 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, 15.05.2013 tarihli raporda 1960 yılındaki teknolojik imkanlar dahilinde yanlış hesaplandığı ve sayısal yüzölçümünün 7506,60 m2 olduğunun tespit edildiği belirtilmişse de öncelikle bu hususun bilirkişilerce çelişkiye yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken mahkemece, taşınmazın 7731,25m2 olarak (hem tapu kaydında belirtilen yüzölçümüne hem de bilirkişi raporunda tespit edilen yüzölçümüne aykırı olarak) eski hale getirilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiş,

hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar ve dahili davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalılar ve dahili davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/136, K. 2020/1245, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/136
Karar No
2020/1245
Tarih
4 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/136 K.2020/977
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/136 K.2020/2371
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/136 K.2020/2934
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/136 K.2020/1735
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/137 K.2020/7407
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/137 K.2020/1228

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.