KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2020/2357 E., 2020/5186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20/10/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Davacı davasından feragat etse bile davalılardan birinin davaya devam etmek istemesi halinde mahkemece davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmelidir. Bu nedenle davacının davadan feragat beyanına karşı hazır bulunan davalılardan diyecekleri sorulmalı, davaya devam etmeyi istemeleri halinde yargılamaya devam edilmelidir.
Somut olaya gelince; davacılar vekili dava konusu araç ve... ilçesinde bulunan 34 ada 28 parsel sayılı taşınmazla ilgili talebini 08.12.2015 tarihli celsede atiye terk etmiştir. Davalı ... vekili ise 21.01.2016 tarihli celsede davacının ...ilçesinde bulunan 34 ada 28 parsel sayılı taşınmazla ilgili atiye terk talebine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olduğu için mahkemece, davacı ... ilçesinde bulunan 34 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili talebini atiye terk etse bile davalı ... muvafakat etmediğinden bu taşınmaz için de davaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/2357, K. 2020/5186, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama