KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2020/253 E., 2020/2053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/05/2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/03/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, tarafların müştereken ve iştirak halinde malik olduğu 3 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, paydaşlardan birinin başvurusu halinde Hazineye ait payın satışının yapılabileceğini belirterek davanın reddini savunmuş; bir kısım davalılar vekili, ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini istemiş; diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 162 ada 6, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın, aynen taksim mümkün olmadığından, satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddi gerekmiştir.
2) Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının, satış bedelinin paydaşlara ne şekilde dağıtılacağının, harcın ve yargılama giderlerinin paydaşlara hangi oranda yükleneceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece, satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporuna atıf yapmakla yetinilmesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğu halde harçla yükümlü tutulması doğru değil ise de belirtilen hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/253, K. 2020/2053, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama