İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/3476 K.2021/3861

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/11/2019 günlü hükmün…

Esas2020/3476Karar2021/3861Tarih8 Haziran 2021Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2020/3476 E., 2021/3861 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/11/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, 39, 60, 61, 75 ve 801 No'lu parsellerde paydaş iken yapılan imar uygulaması neticesinde 142 ada 4 No'lu parselin adına tescil edildiğini, anılan imar uygulamasının iptal edilerek geri dönüşüm işlemlerinin bu kök parsellere isabet eden 2/B'lik orman alanlarının uygulama dışında bırakılması gereği göz önüne alınarak 2008 yılında yapılabildiğini, iptal kararı zamanında uygulanamadığından ve 2/B'lik alanlarla ilgili davalarda kök parsellere dönülmediğinden ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/919 Esas, 2005/422 sayılı Kararına göre 142 ada 4 parselin 9 ve 10 No'lu parseller olarak iki kısma ayrılarak 142 ada 9 parsel olan 3726 m2'lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin olarak verilen kararın kesinleştiğini, oysa imar öncesi paydaşı oldukları kök parsellerin 2/B'lik alanlarla bir alakası olmayıp, yapılan uygulama neticesinde 2/B'lik alanın bulunduğu yerden yer verildiğini,

kök parsellerin yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğunu ve hazinenin 142 ada 9 parselden gelen 2/B orman alanı uygulama bölgesi imar parsellerinde haksız ve mükerrer şekilde hissadar olup 1431 ada 4 parselde kendileri ile paydaş kılındığını ileri sürerek, hazine adına kayıtlı payın iptaliyle adına tescili isteminde bulunmuştur.

Davalı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/919 Esas, 2005/422 sayılı Kararı ile sonradan yapılan imar uygulaması arasında bir ilişki bulunmadığını, imar uygulamasının kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ilişkin ilk karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.05.2011 tarihli ve 2011/574 Esas, 2011/5535 Karar sayılı ilamı ile “ ... İddianın ileri sürülüş biçimi ve içeriği itibarıyle davada idarece yapılan imar işlemine yönelik bir istek bulunmayıp, önceki mülkiyet hakkına dayanılarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulmuştur. Bu tür bir isteğin idari işlem ve idari yargı ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere mülkiyet hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davalarının çözüm yeri genel yargı yerleridir. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2016/12606 Esas, 2017/2257 Karar sayılı ilamı ile ".. Hemen belirtilmelidir ki, hükme esas alınan 15/07/2013 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki, noksanın ikmali yoluyla getirtilen şuyulandırma cetvelinin incelenmesinde kök 39, 60 ve 61 sayılı parsellerdeki davacı payının 1431 ada 4 ve 1412 ada 49 sayılı parsellere, kök 75 sayılı parseldeki davacı payının 1431 ada 4, 1449 ada 3 ve 1412 ada 49 sayılı parsellere, kök 801 sayılı parseldeki davacı payının ise 1448 ada 3, 1449 ada 3 ve 1412 ada 49 sayılı parsellere gittiği, öte yandan tescile esas dağıtım cetvelinin incelenmesinde, kök 39, 60, 61, 75 ve 801 No’lu kadastral parsellerdeki Hazine payının dava konusu 1431 ada 4 sayılı parsele revizyon gördüğü, yine dosya içerisinde mevcut "... ...

18. madde uygulaması eski yeni imar parselleri (yeni imar sıralı)" başlıklı cetvelin incelenmesinde 2007 yılında yapılan imar uygulaması ile oluşan dava konusu 1431 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kök 39, 60, 61, 75 ve 801 No’lu kadastral parsellerden geldisi olduğu gibi dava dışı olan ve Hazinenin paydaşı olduğu diğer taşınmazlardan da geldisinin bulunduğu,

ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm bu hususlar üzerinde durularak kök 39, 60, 61, 75 ve 801 No'lu kadastral parsellerdeki davacı payının geri dönüşüm yapıldıktan sonra yapılan imar uygulaması ile hangi oranda ve hangi parsellere revizyon gördüğünün, yine davalı Hazinenin çekişmeli 1431 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki payının farklı taşınmazlardan gelip gelmediği ile hükmen oluşan 142 ada 9 sayılı parselden gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulmadığı, tereddütlerin giderilmediği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak geri dönüşüm, şuyulandırma ve dağıtıma esas cetvellerin, imar uygulamalarının, mahkeme kararlarının ve dosya içersindeki tüm belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde denetime elverişli ve hükme yeterli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır." şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere, mahkemenin bozma kararına uymasıyla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğar. Yani; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluştuğundan, bu mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usule uygun sayılmaz.

Mahkemenin bozma kararına uyması ile oluşan, bozma uyarınca işlem yapma ve hüküm verme durumu, yanlardan birisi lehine, diğeri aleyhine hüküm kurma sonucunu doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir. Bu kurum usul yasasının dayandığı ana esaslardan olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili bulunması nedeniyle de re'sen gözetilmesi gerekir.

Somut olaya gelince, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış; ancak, kök 39, 60, 61, 75 ve 801 No’lu kadastral parsellerdeki davacı payının geri dönüşüm yapıldıktan sonra yapılan imar uygulaması ile hangi oranda ve hangi parsellere revizyon gördüğü, yine davalı Hazinenin çekişmeli 1431 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki payının farklı taşınmazlardan gelip gelmediği ile hükmen oluşan 142 ada 9 sayılı parselden gelip gelmediği açıklığa kavuşturulmamıştır.

Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre gerekleri yerine getirilmeli, bilirkişiden ek rapor alınarak, gerekli görüldüğü takdirde uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak geri dönüşüm, şuyulandırma ve dağıtıma esas cetvellerin, imar uygulamalarının, mahkeme kararlarının ve dosya içerisindeki tüm belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde denetime elverişli ve hükme yeterli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/3476, K. 2021/3861, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3476
Karar No
2021/3861
Tarih
8 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/3482 K.2021/13563
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/3485 K.2021/5113
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/3489 K.2021/5091
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/3490 K.2021/4137
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/3491 K.2021/13564
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/3492 K.2021/8519

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.