İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/931 K.2020/4233

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.2005, birleştirilen davada 21.11.2005 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, ıslah ile tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen…

Esas2020/931Karar2020/4233Tarih1 Temmuz 2020Okuma6 dk · 1.107 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2020/931 E., 2020/4233 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.107 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.2005, birleştirilen davada 21.11.2005 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, ıslah ile tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen davanın reddine, asli müdahillerin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 30.01.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl ve birleştirilen davada davacı şirket; .../... Köyü 250 parsel numaralı taşınmazda inşa edilecek villaların yapılıp, pazarlanması için davalı ... ... ile kendi adına asaleten diğer davalıları da temsilen 09.09.2002 tarihli prensip anlaşması imzalandığını belirterek bu anlaşma uyarınca tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, 10.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı ... ...’e gönderilen 500.000 İngiliz Sterlininin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.

Asli müdahale talebinde bulunanlar 250 parselde 6, 11, 13, 16, 19, 20 No’lu bağımsız bölümlerin bedellerini ... Ltd. Şti. aracılığı ile davalı ... ... hesabına havale edilmek suretiyle ödendiği belirtilerek ödemiş oldukları bedellerin faizi ile tahsilini talep etmişlerdir.

Davalılar, 09.09.2002 tarihli prensip anlaşmasının davacı şirkete mülkiyet aktarımı isteminde bulunma hakkı vermeyeceğini, bu anlaşmaya göre davacı şirketin inşaat masrafı olarak, 13.12.2002 ila 17.10.2005 tarihlerinde davalı ... hesabına gönderdiği toplam 561.821 İngiliz Sterlini havale tutarına bir itirazlarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece ilk hükümde, mülkiyet aktarımına ilişkin asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce; ''... somut olaya döndüğümüzde; davacı usulüne uygun 10.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talebini arttırarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın satın alınması ve üzerine inşaatlar yapılması amacı ile davalı ... ...’e yapılan havale tutarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500.000 İngiliz Sterlininin yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Mahkemece ıslah dilekçesi çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu istem hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.

Asli müdahalede bulunanlar bu taleplerini, harcını ödemek suretiyle mahkemeye verilen dilekçeleri ile ileri sürdüklerinden, muayyen bir şey üzerinde hak iddiasında bulundukları sabittir.

Mahkemece, asli müdahale isteklerinin kabulü ile istemlerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken asli müdahale talebinin ara kararıyla reddedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple de kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu ikinci hükümde; mülkiyet aktarımına ilişkin asıl ve birleştirilen davanın reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalılar vekili ve asli müdahiller vekillerince temyizi üzerine Dairemizce; ''... somut olaya gelince; asli müdahillerin dayandıkları adi yazılı sözleşmelerin tarafı ... Ltd. şirketidir ve davalılar bu sözlşemelerde taraf değildir. Her ne kadar dosya içeriğinden davalı ...'in ... Ltd.Şirketinde yönetici müdür olduğu anlaşılmakta ise de dava konusu villalar davacılara dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından satıldığı başka bir ifade ile davalıların bu sözleşmelerde taraf olmadıkları görülmektedir.

Mahkemece asli müdahillerin ... Ltd. Şti ile yaptığı sözleşmeler ve ödemeler incelenerek ... Ltd. Şti'nin asli müdahillerin taleplerini kabul beyanları da dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarının ... Ltd. Şti'den tahsiline karar verilmesi gerekirken, aralarında akdi bir ilişki bulunmayan davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle bozulmuş, davacı ve asli müdahiller vekillerinin karar düzeltme istemlerinin de reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; asıl ve birleştirilen davanın reddine asli müdahillerin davalarının ise ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı şirket temsilcisi ve asli müdahiller vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.

Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur (743 Sayılı Kanunun 634. ; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706; Borçlar Kanunu m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60). Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle doğrudan göz önünde tutulur.

Somut olayda; dava konusu 250 parsel numaralı taşınmazda inşa edilecek villaların yapılıp, pazarlanması için davacı şirket ile davalılardan ... ... arasında 09.09.2002 tarihli prensip anlaşması imzalanmış, davacı şirket tarafından ... ...'e bir kısım ödemeler yapılmıştır. Asli müdahale talebinde bulunanlar ise; 250 parselde 6, 11, 13, 16, 19, 20 no’lu bağımsız bölümlerin bedellerini ... Ltd. Şti. aracılığı ile davalı ... ... hesabına havale edilmek suretiyle ödediklerini iddia ederek davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır.

Taraflar arasındaki ( davacı şirket ile davalı ... ..., davacı şirket ile asli müdahale talebinde bulunananlar) sözleşmeler TMK'nın 706, BK'nın 213 (TBK'nın 237), Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğundan mahkemece tescile ilişkin taleplerin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ne var ki taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceklerdir. Davalılardan ... ... kendisine davacı şirket tarafından yapılan ödemeler nedeniyle ve sözleşme ifa ile sonuçlanmadığından sebepsiz zenginleşmiş bulunmaktadır. Her ne kadar davalı ... ...'e yapılan ödemeler davacı şirket tarafından yapılmış, asli müdahillerin dayandıkları adi yazılı sözleşmelerin tarafı ... Ltd. Şirketi olup davalı ... ... bu sözleşmelerde taraf değilse de davacı şirket yargılama sırasında davalı ... ...'e yaptıkları ödemeler için alacak taleplerinden asli müdahalede bulunanlar lehine feragat ettiklerini bildirmiştir.

Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125/2. maddesinde; Davanın açılmasında sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.”, hükmüne yer verilmiştir.

Taraflardan birinin, dava sırasında dava konusunu başkasına devretmesi halinde, artık dava konusu üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmaz. Başka bir deyimle, dava konusunu devreden tarafın, artık o davada taraf sıfatı kalmaz. Bu nedenle, dava konusunu başkasına devretmiş olan tarafın, o davaya taraf sıfatıyla devam etmesine veya kendisine karşı o davya devam edilmesine imkan yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s.568)

Davacı vekilinin 16.06.2016 tarihli dilekçesindeki ve duruşmalardaki beyanlarım Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125/2. Maddesinde belirtilen dava konusunun devri niteliğindedir.

O halde mahkemece yapılacak iş; geçersiz sözleşmeler nedeniyle davacı şirketin davalılardan ... ...'e yaptığı ödemelerin tespit edilmesi, asli müdahillerin ... Ltd. Şti ile yaptığı sözleşmeler gereği yaptıkları ödemelerin ayrı ayrı tespit edilmesi, asli müdahillerin alacak tutarı kadar davacı şirketin davalılardan ... ...'e yaptığı ödemeler nedeniyle belirlenecek tutar kapsamında kalmak şartıyla asli müdahillerin tazminat talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve asli müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/931, K. 2020/4233, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/931
Karar No
2020/4233
Tarih
1 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/931 K.2020/3563
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2020/931 K.2020/2945
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/932 K.2020/1393
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/932 K.2020/9071
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/932 K.2020/8185
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/933 K.2020/3355

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.