KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2021/1556 E., 2021/2825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı araç mülkiyetinin davacı adına tescili ikinci kademede tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun 35. maddesinin
a)Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
B)Dördüncü fıkrasında, tüzel kişi muhataplara daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişilerin resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanununun "İlanen tebligat" kenar başlıklı 28. maddesinde;
"Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.
Yukarıdaki maddeler mucibinde tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunmayan kimsenin adresi meçhul sayılır.
Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. (Değişik ikinci cümle: 19/3/2003-4829/9 md.) Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir." şeklinde ilanen tebligat hususu düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince;
Dairemizin bir önceki mahalline iade kararının tam olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından bu kez dikkatlice okunarak ve yeni bir yazışmaya sebebiyet verilmeksizin, aksi davranışın hukuki sorumluluk doğuracağı göz önüne alınmak suretiyle;
Dairemizin 15.10.2020 tarih 2020/3083 Esas 2020/6281 Karar sayılı mahalline iade kararında.
08.07.2020 tarihli mahalline iade kararı ile, gerekçeli kararın davalı ...’e doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeni ile, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebligat yapılması için dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi üzerine, mahkemece çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği, daha sonra dosyaya sunulan onaysız fotokopi vekaletname gereğince davalı ... vekili Av. ...’a elektronik tebligat yapılarak Dairemizin mahalline iade kararı yerine getirilmediği,
mahkemece, dosyaya sunulan vekaletnamenin aslının veya onaylı suretinin ilgilisinden temini ile vekaletname suretinin ibrazı halinde suret harcı alınması, aksi halde davalı ...’e usulüne uygun tebligat yapılarak mahalline iade kararının eksiksiz yerine getirilmesi için mahalline iade edildiği hususları açıklanmıştır.
Bahsi geçen mahalline iade kararından sonra; mahkemece, Av. ...’a Dairemizin bu kararı tebliğ edilmiş, Av. ...’ın 16.2.2021 havale tarihli dilekçe ile davalı ...’ün vekilliğinden istifa ettiğini bildirmesi üzerine, davalı asil ...’ün .... No:68/10 .../... adresine gerekçeli karar tebligatı çıkartılmış, çıkartılan tebligat bila tebliğ iade olmuştur. Daha sonra .... (elle ... Sokak yazılarak) iç kapı ... .../... adresine tebligat kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılarak dosya Dairemize temyiz incelemesi yapılmak üzere tekrar gönderilmiştir.
Mahkemenin, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yaptığı adrese daha öncesinde çıkartılan gerekçeli karar tebligatının doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligatın usulüne aykırı olduğu nedenleri ile ilk mahalline iade kararına konu edildiği, dosya içerisinde bu adrese yapılan usulüne uygun bir tebligata da rastlanmadığı, ayrıca dosya içerisindeki tebligatların incelenmesinde; dava dilekçesi ve delillerinin bildirilmesine ilişkin ihtarın ayrı ayrı zamanlarda davalı ...’ün ... adresine tebliğe çıkartıldığı, bila tebliğ iade, edildiği,
davalının davaya cevap dilekçesi sunmasının tebligatların usulüne aykırı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden, dosya içerisinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılabilecek daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış bir adresin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı ...’ün tebligata yarar açık adresinin araştırılması için re'sen ilgili yerlere yazı yazılarak adres tespitleri istenmesi, geçerli adresin bulunmaması veya tebligat yapılamaması halinde ise Tebligat Kanununun 28 vd. maddelerine uygun şekilde ilanen tebligat yapılarak gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde davalıya tebliğinin sağlanması ve temyiz süresinin dolması da beklendikten sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 15.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1556, K. 2021/2825, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama