KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11182 E., 2012/6861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6. Maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın önceden tanımadığı müştekinin yanına gelerek ilerdeki ... marketten 105. TL alacağım var, işyerini bırakıp gidemiyorum, parayı alıp gelirsen sana 10. TL veririm, yalnız sen gelene kadar cep telefonunun bende kalması gerekiyor diyerek ikna edip müştekiden cep telefonunu aldığı olay yerinden ayrılan müştekinin bir süre sonra şüphelenip geri döndüğünde sanığı bulamaması,şeklinde gerçekleşen eylemde,suçun hırsızlık vasfında bulunduğuna dair tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi,dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK”nı 157. maddesine göre kurulan hükümde, hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/11182, K. 2012/6861, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama