KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11939 E., 2012/32850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kendisini ... olarak tanıtarak ve bu kişiye ait sahte sürücü belgesini kullanarak, ruhsat kaydı ... adına olan, fiilen katılan tarafından kullanılan ... plaka sayılı aracı katılandan kiraladığı, bunun karşılığında, 30/03/2004 tarihli ve 2.500.000.000 TL bedelli ... adına düzenlenen senedi katılana verdiği, bu şekilde aracı teslim alan sanığın ortadan kaybolarak, aracın kira bedelini ödemediği ve aracı iade etmediği olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/11939, K. 2012/32850, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama