KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13039 E., 2012/36855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK' nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçiye kendisini pancar çiftçisi olarak tanıtıp, elinde satılmak üzere pancar karşılığı aldığı şeker bulunduğunu söyleyip şikayetçiye almak isteyip istemediğini sorması,sikayetçininde satın almak istediğini beyan etmesi üzerine birlikte araçla gerçekte olmayan şeker deposuna gittikleri esnada sanığın acil hastası olduğunu söyleyip şikayetçiden bir kısım şeker ücreti olan 150 TL parayı alıp deponun anahtarını getireceğini belirtip bir daha geriye dönmemesi şeklinde gelişen olaya ilişkin olarak, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13039, K. 2012/36855, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama