KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13317 E., 2012/37540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın taksici olan müştekiyi havaalanına gitmek üzere verdiği adrese çağırdıktan sonra, elindeki 100 TL'yi gösterip önce iki adet 50 TL ile bozdurmasını isteyerek parayı aldığı, müştekinin cebinden çıkardığı paraları görünce, çocuklara bırakmak bahanesi ile, daha sonra döviz bozdurup vereceğini söyleyip iki adet 50 TL daha aldığı, bozdurmak istediği 100 TL'yi de vermeden, müştekiye "Sen bagajı aç, ben valizleri alıp geliyorum" diyerek,
apartmana girdikten sonra kaybolması nedeniyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında atılı suçtan temel ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılarak hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, adli para cezasının alt sınırdan verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine;
TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden münhasıran "kendi alt soyu bakımından" şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13317, K. 2012/37540, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama