KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13368 E., 2012/37669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
237 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya Bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, müşteki ile yolculuk esnasında tanışarak yakınlık kurduğu, bu durumu müştekinin Amasya ilinde askerlik yapan oğlunun komutanı tarafından dövülerek hastaneye kaldırıldığını, 60 TL masraf yaptığını söyleyerek müştekiden para istemek şeklinde kullandığı, müştekinin havale ettiği 70 TL’yi sanığın almak şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde hapis cezasının yanında öngörülen adli para cezasına hükmedilmemesi, ve tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13368, K. 2012/37669, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama