KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/13475 E., 2012/37466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde, aracını muayene için Yenimahalle araç muayene istasyona gelen müştekinin yanına yanaşarak kendisine yardımcı olacağından bahisle araç ruhsatlarını aldığı , temiz kağıdı, bandrol ve araç muayene işlemleri için 970 YTL aldığı , daha sonra ...'ya gidip muayeneyi orada yapalım diye oyaladığı, memur tanıdıklarım var şube müdürü yakınım var dediği, iki gün sonra da işlemlerinin tamam olduğunu dosyanın komiser Ali diye bir şahsın önünde olduğunu 970 YTL para gerektiğini bir telefondan sözde komiser..., ile görüştürdüğü ,durumdan şüphelenen müştekinin karakola müracaatı üzerine, sanığın numaraları önceden tespit edilmiş paralarla suç üstü yakalandığı şeklinde gelişen eylemde, atılı dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas önceki mahkumiyeti olmasına rağmen, hükmolunan cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
5237 Sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabilceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13475, K. 2012/37466, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama