KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14035 E., 2012/38228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü yakınlarında “...Sigorta” isimli işyeri bulunan ve bu ... yerinde sigorta - aracılık hizmetleri yapan sanığın bir çok kişiden para aldığı ve işlerini yapmadığı, daha sonra mağdurların çoğalması nedeniyle işyerini kapatıp kayıplara karıştığı, olay günü sürücü belgesi almak isteyen mağdurla ilgili oluşturulan dosyadaki işleri takip ve halletmek üzere 280 TL karşılığı anlaştığı, sanığın mağdurdan bu dosya ve parayı aldığı, ancak mağdurun işlerini halletmediği, onu sürekli oyalayarak parasını iade etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14035, K. 2012/38228, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama