KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14217 E., 2012/38655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, 2006 yılı Nisan ayında müştekinin ikamet ettiği ...'de bulunan ikametine giderek kendisini müştekiye elektrik teknisyeni olarak tanıttığı, elektrik sayacının yanmış olduğunu, sayacın değiştirilmesi
gerektiğini, aksi taktirde 2.000 TL para cezası kesileceğini söylediği, ardından müştekiye “siz bu para cezasını ödemeyin, ben bir elektrik teknisyeni olarak bu saati Çankaya'dan temin edip gelip hemen değiştiririm” dediği ve saat almak üzere müştekiden 250 TL aldığı, sayacı akşam takacağını, kendisinin Trakyalı olduğunu söyleyerek gittiği, ancak daha sonra gelmemesi şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin Nisan 2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14217, K. 2012/38655, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama