KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14650 E., 2012/39693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan sabıkalı bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekinin yanına gelerek kendisinin Milli İstihbarat Teşkilatında çalıştığını söylediği, müştekinin oğlunu Milli İstihbarat Teşkilatında işe yerleştirmeyi vaat ettiği, müştekiden oğlunun kimlik, ehliyet, diploma fotokopisi ve 64 TL para aldığı, daha sonra sanığın oğlunu işe yerleştirme vaadinin gerçek dışı olduğunu anlayan müştekinin şikayetçi olduğu olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14650, K. 2012/39693, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama