KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14820 E., 2012/39430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın eşi ölünce evlendirilmesi hususunda tanıklar ... ve ...'nın konuştukları, ...'nın bu durumu diğer tanığa söylediği, bu şekilde katılanın evlenmek istediğini öğrenen sanığın açık kimlik bilgileri bilinmeyen ... isimli bir bayanla katılanı tanıştırdığı,
sanığın ismini ... olarak söyleyip kendisini emekli öğretmen olarak tanıtarak sakatlar derneğine yardım için çalıştığını belirttiği, tarafların evlenme hususunda anlaştıkları, katılan ve ... isimli kadının alışveriş için çarşıya çıktıkları, katılana, dosya içerisindeki faturadan ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere 3.800.00 TL değerinde altın ve takı seti ve giyecek eşya alındığı, o gün akşam ... isimli kadının katılanın evinde kaldığı, katılan sabah uyandığında, kadının altınlar ve alınan diğer eşyalarla birlikte ortadan kaybolduğunu gördüğü,
... isimli kadının açık kimlik bilgilerinin tespit edilememesi karşısında evrakın tefrik edildiği, kadını getiren kişinin sanık olduğunun tanıklar tarafından doğrulandığı ve sanığın teşhis edildiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14820, K. 2012/39430, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama