KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15027 E., 2012/39639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın işyerine giderek Almanya'dan geldiğini, Binevler civarında arsasının bulunduğunu,bina yapmak için beton fiyatlarını istediği ve
ödemeyi peşin yapacağını belittiği,bunun üzerine katılanın fiyat listesini verdiği,sanık ile katılanın yaklaşık bir saat oturup sohbet ettikleri akabinde sanığın katılandan kendisini çarşıya bırakmasını istediği,katılanın aracı ile sanığı götürdüğü sırada sanığın eve uğraması gerektiğini söyleyediği ve katılandan cep telefonunu istediği ve telefonu alan sanığın katılanın yanından ayrılıp birdaha gelmediği şeklinde gerçekleşen olayda, dolandırıcılık suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15027, K. 2012/39639, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama