KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15056 E., 2011/21449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mahkemece yasa yolu bildiriminde sanık ... müdafiin yüzüne karşı verilen hükümde “7 gün içinde” denilmiş ancak sürenin tefhimden itibaren başlayacağı yazılmamış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2010/5-244-14 sayı ve 01/02/2011 günlü kararında da açıklandığı üzere, müdafiin sürenin tefhimden itibaren başlayacağını bilmesi gerektiği değerlendirildiğinden,sanık ... müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan 31/01//2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 19/092/2007 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yoluyla 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Sanık ...'un yokluğunda, kendisine zorunlu müdafii atanmış, sanık müdafii ile aynı oturumda bulunmadığı gibi müdafii atandığından da bilgisinin olmadığı anlaşılmış olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/06/2009 gün ve 2009/11-104-183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiiye yapılmış bulunan tefhim ve tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacak olup, geçersiz bu tefhimle sanık açısından temyiz süresi de başlamayacağından, hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2,
231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından; sanık ...'un 18/09/2007 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek, sanık ... ile diğer sanıklar ..., ... haklarındaki hükümlerin yapılan temyiz incelenmesinde;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15056, K. 2011/21449, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama