KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15348 E., 2012/40409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde ATM den para çekmek isteyen katılanın kartını bankamatiğe takınca arıza verdiği, hemen arka sırada bekleyen sanığın, ''bu makine devamlı arıza veriyor '' diyerek bir tuşa bastığı, bundan sonra kartın sıkıştığı, katılanın yardım istemek üzere banka içinde bulunan güvenlik görevlisinin yanına gittiği, kontrol edildiğinde kartın makinede olmadığının görüldüğü, hesaplar incelendiğinde, sanığın, katılanın içeri girmesini fırsat bilerek 2.370.00 TL para çektiğinin görüldüğü, böylece sanığın banka aracı kılınarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığa yüklenen eyleminin TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen banka ve kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15348, K. 2012/40409, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama