KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15517 E., 2012/40909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, çalıntı olduğu anlaşılan ... plaka sayılı aracı takas yoluyla satmak için sahte sürücü belgesi, sahte motorlu araç trafik ve tescil belgeleri düzenleyerek noterde kati satış sözleşmesi ile katılan ...'a aracı sattığı ve takasa konu diğer aracın ruhsat sahibi katılan ...'dan noterde araç satış vekaletnamesi aldığı, sonrasında katılanlardan 10.000 TL para alması şeklinde gerçekleşen olayda, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun işlenmesinde kamu kurumunun maddi varlıklarından olan sürücü belgesi ve motorlu araç trafik ve tescil belgelerinin kullanılması karşısında, kamu hizmeti olan noterliğin 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde öngörülen kamu kurumu niteliğinde olmadığının gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15517, K. 2012/40909, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama