KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15806 E., 2012/41725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; müştekinin sanık vasıtası ile tanık ...' e ait evi kiraladığı ve kira parası olarak da 500 YTL verdiği ancak, sanığın bu parayı tanığa vermediği ve tanığın da bu sebeple müştekiyi evine sokmadığı olay nedeniyle hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan bahisle açılan kamu davasında, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Müştekinin 05.04.2007 günlü otuıumdaki anlatımına göre, suça konu paranın bir kısmının olaydan bir hafta sonra, kalan kısmının ise 08Mart 2007 tarihinde yapılan duruşmada iade edildiğini bildirmiş olması karşısında; hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK.nıın 168/2. maddesi yerine aynı maddenin birinci fıkrası gereğince fazla indirim yapılması,sanık hakkında hükmolunan 1 yıl hapis ve 200 gün karşılığı adli para cezasının da etkin pişmanlık nedeni ile 2/3 oranında indirim oranı uygulanırken 4 ay hapis ve 66 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözeltilmeden 3 ay hapis ve 50 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına
denilmek suretiyle eksik hapis ve adli para cezasına hükmolunması , yine adli sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunduğu ve cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekmesi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ,karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi ve yine sanık hakkında temel gün adli para cezasının , para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK'nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15806, K. 2012/41725, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama