KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16097 E., 2012/41573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda. Sanık ...'un olay günü tesadüfen karşılaştığı ... Teknik Üniversitesi öğrencisi katılan ...'e, ...
Üniversitesince Avrupa İnsan Hakları önünde seminer yapıldığını ve bununla ilgili broşürleri dağıttığı takdirde ... üniversitesinin 1 yıllık olanaklarından ücretsiz olarak faydalanacağını söylediği ve katılanı ikna ettiği, katılanla beraber dağıtılacak broşürlerin olduğu binaya kadar geldikleri,sanığın katılana broşürlerin 4.katta olduğunu ve çıkarken manyetik alandan etkilenmemesi için bilgisayarını bırakmasını ve çıkarken iade edeceğini söylediği,
katılanın buna inanarak bilgisayarını bıraktığı ve asansörle 4.kata çıkarken binanın 4.katının olmadığını farkettiği ve 3.kata çıktığı, bu arada dolandırıldığı anlayarak aşağıya indiğinde sanığın olmadığınıgördüğü şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16097, K. 2012/41573, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama