KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16196 E., 2012/41959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
237 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın hazır olduğu oturumda müştekinin davaya katılmasına karar verilmiş olup, sanığın buna karşı beyanda bulunmadığı anlaşılmakla, ayrıca katılma talebine karşı diyeceğinin sorulmamasının sonuca etkisi olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın sağlık karnesini akrabası olan ...'a verdiği, ...'ın da muayene olduktan sonra sanığa ait sağlık karnesine ilaç yazdırdığının iddia edildiği somut olayda; sanığın sağlık karnesi üzerinde hileli davranış sayılabilecek herhangi bir müdahalenin olmaması, sanık ya da tanığın ilacın yazılmasını sağlamaya yönelik hileli söz ve davranışlarda bulunmadıklarının anlaşılması karşısında sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16196, K. 2012/41959, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama