KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/16427 E., 2012/37695 K.·Bedelsız Senedı Kullanma Kısmı Ödeme
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 156
"İçtihat Metni"ÖZET: BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA SUÇUNUN OLUŞABİLMESİ İÇİN; BEDELİ TAMAMEN YA DA KISMEN ÖDENMİŞ BİR SENEDİN KISMEN VEYA TAMAMEN ÖDENMEMİŞ GİBİ TAHSİLE SOKULMASI VEYA BİR BAŞKASINA DEVREDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. BORCUN BİR BÖLÜMÜNÜN ÖDENMESİ NEDENİYLE GERİ KALAN MİKTAR İÇİN ELİNDE TUTTUĞU SENEDİ, TÜMÜ VEYA KALANDAN FAZLA MİKTAR İÇİN KULLANAN SANIĞIN FİİLİNİN DE BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA SUÇUNU OLUŞTURACAĞI GÖZETİLMELİDİR.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda;
Sanığın yetkilisi olduğu pansiyonda öğrenci olan kızının eğitim sezonu sonuna kadar 8 ay kalacak olması nedeniyle müştekinin sanığa 1600 TL meblağlı senet verdiği, ilki elden 5 aylığı posta çekiyle ödediği sırada bitime iki ay kala pansiyonun kaymakamlıkça kapatılması nedeniyle kızının başka pansiyona gitmek zorunda kalması nedeniyle müştekinin ödemeyi durdurduğu son iki ayda kalma gerçekleşmediğinden ödeme gerekmeyeceği ve kalınmış olan 6 aylık kısma tekabül eden 1200 TL’nin ödenmiş olduğu halde tamamen bedelsiz kalan senedi hatta son kısım dikkate alınmamış olsa dahi 1200 TL’lik kısmı ödenmiş olan senedi diğer sanığa ciro ederek,
kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi 1200 TL’lik kısmı üzerinden icra takibi yoluyla tahsile sokması karşısında sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 156/1. maddesi gereği mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16427, K. 2012/37695, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama