KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16433 E., 2012/42731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılığa Teşebbüs
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;aynı gün Adıyaman merkezde beş adet bileziği kuyumcu ...'a sattıkları tespit olunan sanıkların; 17/03/2007 tarihli ön inceleme raporu ve 04/05/2007 tarihli ekspertiz raporuna göre "... yüzeyleri yaklaşık 32 mikrometre kalınlığında altınla kaplanmış bakır metallerden müteşekkil" ağaç kabuğu tabir edilen içlerinde TSE no'su ve imalatcı kodu bulunan dört adet "sahte bileziği" mağdur - kuyumcu ...'a satmaya teşebbüs etmekten ibaret eylemlerinin, dolandırıcılığa kalkışma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli emanetin 2007/72 sırasında kayıtlı suça konu sahte oldukları belirlenen bileziklerin zoralımı yerine delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16433, K. 2012/42731, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama