KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16495 E., 2012/42805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda.
Bingöl'e giden sanıkların çiftçilikle uğraşan müşteki ile üç adet tosun alım satımı hususunda anlaştıkları ve 300 TL kapora verdikleri,müştekinin anlaşmaya uygun olarak hayvanları teslim etmek üzere iki gün sonra ...'a getirdiği,hayvanları mal meydanında araçtan indirdiği, bu sırada yanına gelen sanıklardan ...'ın şikayetçi ile çarşı merkezine yemeğe gittikleri, bu sırada diğer sanığın hayvanların yanında kaldığı, müştekinin sanık ... tarafından özellikle götürülerek hayvanların başka bir araca bindirildiğinin görülmesinin engellendiği,
lokantada sanık ...'ın kalan borcuna karşılık müştekiye çek vermeyi teklif ettiği ancak müştekinin kabul etmemesi üzerine sanığın nakit para veremeyeceğini ayrıca hayvanların bu sırada şehir dışına götürülmek üzere yola çıkarıldığını söylediği,dosyada bulunan 21.06.2007 tarihli yakalama tutanağına göre benzer bir olayda mağdura çalıntı çek verdiklerinin anlaşılması üzerine yakalandıklarının anlaşıldığı, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16495, K. 2012/42805, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama