KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17482 E., 2012/44582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında koşulları bulunduğu halde TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış olup, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde müştekinin işlettiği kırtasiye ... yerinde 85.00 TL alışveriş yaparak borcunu 15/09/2006 tarihinde ödeyeceğini söyleyip eski ev adresi ve başkasına ait cep telefon numarasını verip borcunu da ödememesi şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/17482, K. 2012/44582, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama