KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18417 E., 2013/2021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda. Sanığa Emekli Sandığınca yetim aylığı bağlandığı, yetim aylığını almakta iken Emekli Sandığı iştirakçisi olarak S.S.K.Tepecik Hastanesinde eczacılık kadrosunda emekli sandığında tabi olarak çalıştığı, sanığın yetim aylığının kesilmesi için emekli sandığına müracaat etmeyerek,
12.117,82 TL parayı haksız olarak alıp, kurumu zarara uğrattığından dolayı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın, katılan kuruma bağlı olarak çalıştığının kurumca bilinmesine rağmen katılan kurum tarafından yasal işlem yapmadığı ve aylık verilemeyeceğinin sanığa bildirilmediği gibi sanık kuruma verdiği dilekçelerde kuruma yönelik hileli bir davranış sergilemediği, gizlediği bir durum olmadığı, ayrıca aldığı haksız ödemeleri de kuruma iade ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kastının bulunmaması gerekçesiyle sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18417, K. 2013/2021, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama