KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/18985 E., 2013/3019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanığın 2004 yılında işlediği iddia edilen dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının 23.01.2008 tarihli sorgu ve temyiz inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-Sanığın 2005, 2006 yılllarında işlediği iddia edilen dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 2005-2006 yıllarında Nusaybin ... Köyüstü mevkiinde kain 3 nolu parselde zirai faaliyette bulunmadığı halde bulunmuş gibi belge düzenleyip beyanda bulunarak haksız yere Doğrudan Gelir Desteği almak suretiyle kamu maliyesini dolandırdığı iddiasıyla açılan davada, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18985, K. 2013/3019, 19 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama